Hatırat etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Hatırat etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

11 Aralık 2025 Perşembe

Hoca Odasında mı?


Hoca Odasında mı?

Dr. Eyüp Elkoca

Üniversite koridorlarında yankılanan ses her zaman aynı değildir. Ders saatlerinde sınıf kapılarından taşan hocaların sesi, dersin bitişiyle yerini öğrencilerin tatlı sohbetine bırakır. Öğretim üyelerinin odalarının bulunduğu katlarda ise daha sakin bir uğultu hâkimdir. Lisansüstü dersler hocaların odalarında yapıldığı için, kapı önlerinde bekleyen öğrenciler kısık bir sesle birbirlerine aynı soruyu sorarlar: “Hoca odasında mı?”

4 Mart 2025 Salı

Comment j'ai rencontré Prof. Muhammed Hamidullah Hodja


Comment j'ai rencontré Prof. Muhammed Hamidullah Hodja

Prof. Dr. İhsan Süreyya Sırma

C'était en 1963; j’étais étudiant à la Faculté de Théologie (İlâhiyat Fakültesi) d'Ankara. On commémorait l'Imam Serahsȋ, l'un des éminents oulémas du fiqh hanéfite. À cette occasion, une réunion avait été organisée à Ankara, dans les salles de la Faculté des lettres d'Histoire et des lettres. Nous allions écouter, de la bouche la plus autorisée au monde sur le sujet, la vie et l'œuvre de ce grand juriste Musulman.

17 Temmuz 2024 Çarşamba

2023 Yılı Hac Yolculuğunda Hisler ve Hatıralar- V


2023 Yılı Hac Yolculuğunda Hisler ve Hatıralar- V

Dr. Ramazan YILDIRIM 

Müzdelife

Akşam güneş batar batmaz Arafat’tan Müzdelife’ye intikal etmek için arabalarımıza doğru harekete geçtik. Ortam gerçekten kalabalık ve izdiham çok fazla. Aynı anda dört milyondan fazla insan burayı boşaltmak durumunda. Önceki yıllarda her kafileye bir sıra verilir ve genel olarak, Arafat’a en son gelen kafile dönüş yolunda ilk sıraya alınırdı. Fakat bu yıl kimse herhangi bir sıra bilgisi vermedi, bir miktar bu bilginin gelmesini bekledik ancak gelmeyince kendimiz gerekli kontrolleri yaparak kafilemizi dağıtmadan turnikeye doğru aldık. Normalde üç otobüsle seyahat eden kafilemize burada iki tane otobüs ancak düşebiliyor. Bu iki otobüsü tam doldurup Müzdelife’ye doğru hareket ediyoruz. Araçlar, koltukları ve ara boşlukları tam dolu olarak düşüyor yollara, yolların her tarafı tıka-basa dolu, araçlar sırt sırta mesafe alabiliyor. Araçların yanları, önleri, arkaları yürüyen yaya insanlarla dolu, dağ taş insan… Müzdelife sınırına girince araçlarda ciddi bir azalma oluyor ve yaya insanlardan oluşan mahşeri bir kalabalık ortaya çıkıyor. Burada insanlar yürümüyor, gerçekten akan bir nehir gibi adeta akıyor.

13 Haziran 2024 Perşembe

2023 Yılı Hac Yolculuğunda Hisler ve Hatıralar- IV

2023 YILI HAC YOLCULUĞUNDA HİSLER VE HATIRALAR- IV

Dr. Ramazan YILDIRIM

Tavaf

Karşımızda bütün ihtişamıyla duran Ka’be’nin tam huzuruna varıncaya kadar ayak uçlarımıza bakarak yürümeye çalıştık ve derken kendimizi Ka’be’nin huzurunda bulduk. Bu, tarifi olmayan bir sevinçti… İlk defa görenlerde çok daha coşkulu bir durum söz konusu. Burada yapmamız gereken ilk iş bu müstesna yapının etrafında tavaf etmektir. Bir tavaf, Ka’benin etrafında yedi defa dönmektir ki; her bir dönüşe şavt, toplamına tavaf denilmektedir. Hacer-u’l Esved hizasında başlanıyor ve yine o hizaya gelince bir şavt tamamlanmış oluyor, yani başlangıç ve sonu aynı noktadır. Ne kadar da benziyor hayata; dön, dolaş aynı yere geliyorsun, başladığın yere. Sıfırdan başladığın dünya hayatında para, mal-mülk, evlat vs. elde etsek de sonunda hepsini dünyada bırakıp yine sıfır olarak devam ediyoruz. Elde avuçta manevi kazanımlardan başka maddi olan hiçbir şeyi yanımızda götürme imkânı yok bu dünyadaki son noktaya geldiğimizde. Tavafta da iç dünyamızda özümüze varmak için kat’ ettiğimiz mesafe, tefekkürde elde ettiğimiz derinlikten başka bir şey geçmiyor elimize bitiş noktasına geldiğimiz zaman.

20 Nisan 2024 Cumartesi

2023 Yılı Hac Yolculuğunda Hisler ve Hatıralar - III Arzın Kalbine Doğru


 


2023 Yılı Hac Yolculuğunda Hisler ve Hatıralar - III
Arzın Kalbine Doğru

Dr. Ramazan YILDIRIM

Medine’de toplam beş gün kalıyoruz. Bir pazartesi günü ihram elbiselerimizi giyerek otelimizden ayrılıyoruz. Takriben on km. gittikten sonra Zu’l Huleyfe’de iki rekât namaz kılarak topluca niyet edip telbiyelerimizi getirdikten sonra ihrama girmiş oluyoruz.

11 Mart 2024 Pazartesi

Büyük Depremin Yıldönümü


BÜYÜK DEPREMİN YILDÖNÜMÜ-II

Dr. Ramazan YILDIRIM

O gün ve takip eden diğer birkaç gün akşama kadar Afad merkezinde çalışmalara devam ettik. Afad Merkezi çevre illerden gelen yöneticiler ve Ankara’dan gelen yetkililer tarafından sık sık ziyaret ediliyor ve sahadan gelen veriler, ihtiyaçlar bu yetkililerce test edilerek gözden geçiriliyor, ardından ihtiyacı gidermek için gereken yönlendirmeler yapılıyordu. Zaman zaman başsağlığı dilemek ve yardımda bulunmak için komşu il, bölge ve ülkelerden de gelen misafirler oluyordu. Her gün akşam Valimizin başkanlığında toplanan kurum amirleri günü değerlendiriyor ve bir sonraki gün için yapılması gereken hususları kararlaştırıyordu. Şahsen ben birkaç gün gittim oraya, ondan sonra başka yerlerdeki görevlerime devam ettim fakat yapılacak işlerin bu merkezden yönlendirilmesi ve Valimizin başkanlığında devam eden toplantılar epey zaman devam etti. Depreme dayanıklı yapılan bu büyük merkezin bir tarafında kalabalık bir insan topluluğu da kalıyordu aynı zamanda.

22 Şubat 2024 Perşembe

Hac Yolculuğunda Hisler ve Hatıralar- II

HAC YOLCULUĞUNDA HİSLER VE HATIRALAR- II

(2023 Yılı) 

Dr. Ramazan YILDIRIM

Kuba Mescidi

Medine’de ikinci ziyaret yerimiz Kuba Mescidi. Peygamberimiz (sav) Mekke’den hicret edip gelince burada birkaç gün konaklamış ve bu arada, ayağının tozuyla bu mescidi inşa etmiştir. Sonraki dönemlerde büyük bir alanı içine alacak şekilde genişletilmiş tabi cami. İnşa edildiği zaman göz önüne alındığında Müslümanın, İslam toplumunun cami ile ilişkisinin nasıl olması gerektiğini gösteren şahane bir örnek. Zira Efendimiz (sav) uzun bir yolculuktan (hicretten) yeni gelmiş, o günkü vasıtalarla, yorgun argın ve maddi anlamda hiçbir imkânı, hatta kalacak evi bile yok ama Cami inşa etmiş. Çünkü ev ferdin kalacağı yer; Cami, cemiyetin, toplumun mekanıdır. Böylece bizlere, toplum olmanın yollarını araştırın, biz olmanın vesilelerini bulun, önce biz olun ki ben olabilesiniz, diye ders veriyor.

13 Şubat 2024 Salı

Hac Yolculuğunda Hisler ve Hatıralar- I (2023 Yılı)


HAC YOLCULUĞUNDA HİSLER VE HATIRALAR- I

(2023 Yılı)

Dr. Ramazan YILDIRIM

         Bu sene yaşanan büyük depremin ardından gerçekleşecek olan Hac bir başka hüzünlü geliyor insana. Kalpler mahzun, gönüller kederli, gözler yaşlı, sevinçler buruk…

17 Aralık 2023 Pazar

Otuz Üç Yıl Sonraya Mektup


OTUZ ÜÇ YIL SONRAYA MEKTUP

Şaban Öz

17.12.1991

Mektubunu okudum. Ne hale dönüşmüşüm diyerek açıkçası kendimden korktum. Yükseklikten korkmasam bir daha teşebbüs ederdim sana ulaşmadan hayatımı sonlandırmaya ama sonra fark ettim, seni yok etmek benim elimde…

16 Aralık 2023 Cumartesi

Otuz Üç Yıl Önceye Mektup


Otuz Üç Yıl Önceye Mektup[1]

Prof. Dr. Şaban Öz

15.12.2023

Sevgili 33 yıl önceki Ben!

Henüz 17 yaşındasın ve artık bir üniversitelisin. Sana yıllar sonradan tam tamına 33 yıl sonradan yazıyorum. Bu mektubu hiçbir zaman okuyamayacaksın ve okumadığın için aynı hataları yapacaksın…Ama bunun sebebi bu mektubu okuyamadığın olmayacak. Hem inatçısın hem laftan sözden anlamıyorsun… Hatta eminim bu mektubu okuyacak olsan “senin doğrularını yaşamaktansa kendi yanlışlarımı tercih ederim” diye ukala ukala konuşurdun!

7 Ağustos 2023 Pazartesi

Ben Kitap Okumam!


BEN KİTAP OKUMAM!

Prof. Dr. İhsan Süreyya Sırma

İnsan yaşlanınca, en çok ziyaret ettikleri, daha doğrusu ziyaret etmek zorunda kaldıkları mekânlar, sağlık kurumlarıdır. Bendeniz de yaşlandığımdan, hatta ihtiyarlığımdan olacak, en çok ziyaret ettiğim, daha doğrusu ziyaret etmek mecburiyetinde kaldığım yerlerin başında, “sağlık kurumları” geliyor. Ve tabi gittiğim her sağlık kurumundan yeni hatıralarla dönüyorum.

4 Şubat 2020 Salı

Prof. Dr. İhsan Süreyya Sırma Yazdı: Mamé Bıro

Prof. Dr. İhsan Süreyya Sırma 
Mamé Bıro[1]
Onu son gördüğümde yüz beş yaşlarındaydı ve Pervari’nin en yaşlısıydı.
Meş’um tek partili döneminin son kalıntılarından, fakat asla o dönemin İslâm düşmanı despot ve iğrenç tasarruflarına baş eğmemiş, iki metreye yaklaşan heybetli cüssesi gibi yiğit bir adamdı Mamé Bıro…  Uzun, fakat uzun olmasına rağmen endamına yakışan bembeyaz bir sakalı vardı. Yaz-kış, gömleğinin göğüs düğmeleri daima açık; kış günlerinde dahi kaçırmadığı cemaat namazları için camiye gittiğinde, lapa lapa yağan karın, sakalı ve beyaz göğüs kılları üzerinde biriktiğini hâlâ görür gibiyim. 

Yazarlar