24 Eylül 2021 Cuma

Site Devletleri ve Medine- I


SİTE DEVLETLERİ VE MEDİNE- I

Prof. Dr. Cahit Külekçi

Tarih, deneysel birikimi olmayan, verileri laboratuvar ortamında tecrübe edilemeyen ilim dalıdır. Bir tarihçi vesikalar eşliğinde, mutlak olmayan görüşlerini bu şartlar altında ortaya koymak durumundadır. Bununla beraber bir konuda vesikanın olması o konuyu her zaman ilelebet tartışmaya kapatamaz. Vesikanın kim tarafından, hangi şartlar altında kaleme alındığı, hangi dönemlerden ve ne şekilde tarihçinin masasına geldiği, kısacası vesikanın bilimsel kudretini gösterir pek çok husus göz önünde bulundurulmalıdır.

21 Eylül 2021 Salı

Tarihin Görme Dediği: İlhanlılara Dair

 


 TARİHİN GÖRME DEDİĞİ: İLHANLILARA DAİR

Mustafa AK

Moğollar deyince akla ne gelir? Bağdat’ta kıpkırmızı akan bir nehir.  Yıkılan mabetler. Ağlayan insanlar ve İslam medeniyetini yıkan durmak bilmeyen bir halk. Cengizhan ve Hülagü zapt edilemeyen kaleleri alan komutanlar. Hatta aha kıyamet geldi. Yecüc ve Mecüc ortaya çıktı meselesi. Daha neler neler. Bugünkü yazımız tarihin görme denilen yüzü ile ilgili olacaktır.

20 Eylül 2021 Pazartesi

Rol Model

 


Ebû Ömer b. Dâvud

Tecrübe, insanın yaşam serüveninde önemli bir yere sahip… Hem insanın kendi tecrübesi hem de başkalarının… Düşüp kalkarak yaşıyoruz. Yaşadıkça ve gördükçe öğreniyoruz. Bazen ders alıyoruz, bazen aynı delikten tekrar tekrar ısırılıyoruz. Ama bütün bunları yaşarken örneklere de ihtiyacımız var. Hem iyi örneklere hem de kötülerine… Çünkü rahatlamaya ve deneyimlerden yararlanmaya ihtiyaç duyuyoruz. Hangi birimiz taklit ederek yaşamıyor ki?

16 Eylül 2021 Perşembe

Paris ve Üç “Jean Paul” (1960’lı Yıllar)


PARİS VE ÜÇ “JEAN PAUL

(1960’lı Yıllar)       

İhsan Süreyya SIRMA

İngiltere veya Amerika’ya gitmek için doktora burs sınavını kazanmış, fakat “hikmetinden sual sorulmaz” Devletimiz, benim ne Amerika’ya ne de İngiltere’ye gitmeme müsaade etmişti! Büyük bir ihtimalle, doktora için yurt dışına gitmemi engellemek için, “Fransa’ya gideceksin!” demişlerdi. Oysaki ben, “Merci” dışında Fransızcadan bir tek kelime bile bilmiyordum… Ama Allah basiretimi açtı ve ben, “tamam, istediğiniz gibi Fransa’ya gideceğim!” dedim. Böylece yurt dışına gitmeme mani olunamadı ve bildiğim tek kelime olan “merci” ile Paris’e gittim.

Tecrübenin Hakikati “Soğuğa Yiğitlik Olmaz”


TECRÜBENİN HAKİKATİ

“Soğuğa Yiğitlik Olmaz”

Cağfer KARADAŞ

“Soğuğa yiğitlik olmaz, evladım!” derdi anacığım. Çocuk aklımla bir türlü anlayamazdım bu sözdeki hakikati. Dediğini de yapardım, istemeden de olsa. Ne de olsa anaydı. Karşı gelmek, yapmam demek olmazdı. Sonra hak verdim. Hatta bizzat kendim tecrübe ettim. Kuzuları yaymak için meraya gitmiştim. Köyde kuzuları dışarı çıkarma ve yayılmaya alıştırma işi çocukların vazifesiydi. O güne efelik etmiş, kolsuz bir gömlekle çıkmıştım. Gülmez’in yamacında soğuk mu soğuk bir rüzgâr esmeye başladı. Tir tir titriyordum. Ne sığınacak bir yer ne giyinecek bir yedek elbisem vardı. Ana feraseti anlamış, ana yüreği dayanamamış olacak ki, bir kazak göndermişti anacığım. Giyindim ve “oh be, dünya varmış” dedim. O kazağın bedenimi sarışı ve adeta bana sıcak yuva oluşu hâlâ hatırımdadır. Böyle bir tecrübeden sonra “soğuğa yiğitlik olmaz” sözündeki hakikat zihnime mıhlamıştım.

1 Eylül 2021 Çarşamba

Cahiliye Döneminde Arap Savaşları

CAHİLİYE DÖNEMİNDE ARAP SAVAŞLARI

Yazar: Dr. Fuat DAŞ

Hiperlink yayınevi, İstanbul 2019, s.s. 112

 

Osman ADIGÜZEL[1]

Bartın Üniversitesi, Yabancı Diller Yüksekokulu Doktor Öğretim Görevlisi Fuat Daş tarafından yazılmış olan ‘Cahiliye Döneminde Arap Savaşları’ adlı bu kitap; Giriş ve dört bölümden (Arap Savaşları’nın Önemli Olanları, Arap Savaşları’nda Bazı Toplumsal Temalar, Arap Savaşları’nda Dil Özellikleri ve Arap Savaşları’nda Şiir ve Şairler) oluşmaktadır. Kitapta ele alınan konu ile ilgili bilgi kısa tutulurken ağırlıklı olarak şiire fazla yer verilmiştir.

Hakikat Müsveddeleri - Dünün Fırkaları Bugünün Örgütleri


HAKİKAT MÜSVEDDELERİ

DÜNÜN FIRKALARI BUGÜNÜN ÖRGÜTLERİ

Cağfer KARADAŞ

Yoldan çıkmış fırkaların bu ümmete hiçbir hayrı dokunmamıştır. Zaten Yüce Allah onlara bu güzelliği de nasip etmemiştir. Ne düşmana karşı bir başarıları ne de İslam bayrağının özgürce ve onurluca dalgalanmasına katkıları olmuştur. Varsa yoksa Müslümanların huzurlarını bozmaya yönelmişler, ümmet içindeki birlik ve dirliği parçalamışlar, din kardeşlerine karşı silah çekmişler, yeryüzünde bozgunculuk çıkartma peşinde olmuşlardır. (İbn Hazm, el-Fasl, IV, 227.)

28 Ağustos 2021 Cumartesi

Evrime Uğrayan İlahiyatçılar

 


EVRİME UĞRAYAN İLAHİYATÇILAR

Şaban ÖZ

Malumunuz olduğu üzere biyolojik evrime şiddetle karşı çıkan biriyim. Bilim sosuna bulandırılmış safsata olduğuna inanırım. Cansızdan canlı mı çıkarmış deyip bir de efelenirim!

Yalnız bir evrim türü var ki…. Allah’ım Allah’ım…

Görmemek kabul etmemek mümkün değil… Tekâmül deyin, esfel-i safilîn deyin, temeddün deyin, tefessüh deyin… Ne derseniz deyin işte bunun adı “sosyal evrim”!

Farklı gerekçelerden dolayı insan fıtratının değişimi… Karakterinin yıpranması, bozulması… Veya yücelmesi…

16 Ağustos 2021 Pazartesi

Hakikatin Keşfi -IV: Hakikatte Haddi Bilmek


HAKİKATİN KEŞFİ -IV

Hakikatte Haddi Bilmek 

Cağfer KARADAŞ

Demek ki, insanoğlunun hakikate ulaşması ancak doğru araç ve doğru yöntem kullanmasıyladır. Doğru araç herkesin bildiği ve kullanabildiğidir. Bu sayede aracın doğruluğunu ölçme ve sınama imkânı olabilmektedir. Bu da ancak herkeste bulunan duyular ve akıl yardımıyladır. Yöntemin doğruluğu ise duyuların algılarıyla aklın hükümleri arasında uyum ve tutarlılık bulunmasıyla tespit edilir. Tersinden söylersek ikisi arasında çatışma ve çelişki olmamasıdır.

13 Ağustos 2021 Cuma

Haricilerin Siyasî Faaliyetleri


HARİCİLERİN SİYASÎ FAALİYETLERİ

Yazar: Adnan Demircan

Beyan Yayınları, İstanbul 1996, 287s.

Mehmet Salih ARI

“Hâricîlerin Siyasî Faaliyetleri” adlı eser Adnan Demircan’ın Prof. Dr. Ahmet ÖNKAL danışmanlığında hazırladığı doktora tezinin yayınlanmış halidir. Birinci baskısı çıktığında eseri okumuş ve aşağıdaki şekilde tanıtmaya çalışmıştım. Eserin bugünlerde 3. baskısının yayınlanması üzerine daha önce hazırladığım ve hiçbir yerde yayınlanmayan bu yazının tanıtım amacıyla yayınlanması uygun olacaktır.

Bitlis Ulu Camii’nin Batı Kapısındaki Kitabe



BİTLİS ULU CAMİİ’NİN BATI KAPISINDAKİ KİTABE

İbrahim BARCA

Bitlis herkesin malumu olduğu üzere çok kadim bir şehir olup birçok farklı kültür ve medeniyete ev sahipliği yapmıştır. Bitlis şehri, Hz. Ömer zamanında el-Cezîre’yi fethetmekle görevlendirilen İyâz b. Ganm tarafından 641 yılı içinde Müslümanların hakimiyeti altına girmiştir. O günden sonra kısa bazı dönemler hariç devamlı Müslümanların hakimiyeti altında bulunmuştur. Emeviler, Abbasiler, Mervaniler, Şerefhanoğulları, Selçuklular, Dilmaçoğulları, Anadolu Selçukları, Ahlatşahlar, Artuklular ve Osmanlılar sırasıyla Bitlis’i yönetmişlerdir.

12 Ağustos 2021 Perşembe

İslam Aleminin Halleri “Mısır Devrim ve Karşı Devrim”


İSLAM ALEMİNİN HALLERİ

“Mısır Devrim ve Karşı Devrim”

Mustafa AK

Mısır kaderi ve talihiyle bize çok benzeyen bir ülke. Anadolu’dan önce Türk ülkesi adıyla anılan bir memleket. İslam tarihinin ilk döneminin en büyük oyun kurucularının eliyle Müslüman olmuştur. Her daim İslam aleminin siyasetini etkileyen büyük bir ülke olmuştur. Hz. Osman’ın katilleri arasında da onlar vardır. Osmanlı devletine bağımsızlık fikrini öne atanlarda yine onlardır. Tolunoğlu Ahmet ile başlayan Mısır darbeler kültürü, bağımsız Mısır’da da devam etmiş. Asker ile seçilenler arasında her daim bir kavga olagelmiştir. Muhtelif vesileler ile yapılan darbeler, devlet içi iktidar mücadeleleri Türkiye ve Mısır’ın ortak kaderi olmuştur. Bu arada Türkiye’nin Mısır ile ilişkilerinde sözü geçen taraf olduğunu söyleyelim. 

3 Ağustos 2021 Salı

Hakikatin Keşfi -III


HAKİKATİN KEŞFİ -III

Cağfer KARADAŞ

Yüce Allah imtihan etmek üzere yarattı insanı. Şartlarını ve imkânlarını oluşturduğu bir ortama yani dünyaya gönderdi onu. Dünyadaki bazı şeyler hoşuna giderken bazı şeylerden nefret etti. Çünkü bazı şeyler övgüye değer iken bazı şeyler yergiyi gerektiriyordu. İnsan hoşa giden ve övgüyü gerektiren işler yaptığında kazandı, nefret edilen ve yergiyi gerektiren işler yaptığında kaybetti; böylece kendisini kaçma-kovalama, çatışma-uzlaşma, ulaşma-uzaklaşma, sevgi-nefret, kazanma-kaybetme… ikilemi hatta sarmalı içinde buldu. İşte bu onun yaratılış hikmeti olan sınavıydı. Tercih ettikleriyle ve etmedikleriyle sınanıyordu, çünkü bu dünyada her yaptığı hatta yapmadığı imtihana tabiydi. Nasıl ki sınava girip soruları yanlış yapmanın bir bedeli varsa, soruları yapmadan çıkmanın da bir bedeli vardır.

31 Temmuz 2021 Cumartesi

Nasıl Hızlı Doçent Olunur?



NASIL HIZLI DOÇENT OLUNUR?

Şaban ÖZ

Baştan diyeyim bu bir sistem eleştirisi değildir. Çok çalışan bir şeyler üretmeye çalışan gençlere “lan oğlum akıllı olun” yazısıdır!

İmdi size beş dakikada nasıl hiç yorulmadan, hiç üretmeden, hiç ortaya akademik ve ilmi bir şey koymadan doçent olursunuz onu anlatacağım.

23 Temmuz 2021 Cuma

Timur’a Dair Popüler Bir Kaynak


TİMUR'A DAİR POPÜLER BİR KAYNAK

Mustafa AK

Timur kimine göre devrinin Haccacı, kimine göre Yıldızların bahtına hükmeden sultan. Rivayet o dur ki; karıncanın azimle duvara tırmanma mücadelesinden ilham alıp bir numara olmayı aklına koymuş bir karakter. Yılmanın ve yıkılmanın sözlüğünde olmadığını ele geçirdiği şehirlerde yaptırdığı kelle kuleleri ile ispat edecek bir tarihi şahsiyet. Yıldırım Bayezid “Allah dünyayı yönetmeyi senin gibi bir topal ve benim gibi bir köre nasip etmiş” demiş. Engelli bir insanın cihanı yöneteceğini hatta savaş sanatı gibi ağır bir işi hakkıyla yapabilecek kadar kabiliyetli olabileceğinin yaşamış örneği. Bir yerde duymuştum. Menzilciler ya Semerkant adından ya da Orta Asya’da Nakşileri koruduğu için çok hürmet ederlermiş merhuma. Biz bu girişten sonra tanıtacağımız kitaba gelelim.

19 Temmuz 2021 Pazartesi

Türklerin İslam’ı Kabulü


 TÜRKLERİN İSLAM’I KABULÜ

Mustafa AK

Müslüman olan ilk Türk devletinin Bulgarlar mı yoksa Karahanlılar mı olduğu hep tartışma konusu olmuştur. Biz bu meseleye girmeden İtil yani Volga Bulgarları ile ilgili ünlü Arap gezgin İbn Fadlân’ın hatıralarını aktaracağız.  Bu konuyla ilgili hem önemli çalışmayı Ahmet Yesevi dizisine danışmanlık yapan hocam Sefer Solmaz kaleme almıştır.

16 Temmuz 2021 Cuma

Hakikatin Keşfi- II




HAKİKATİN KEŞFİ- II

Cağfer KARADAŞ

Bir olgu veya olayı bilmek için, onunla aynı zaman ve mekânda olmanın yanında bilgi gücü ve kapasitesine sahip olmak gerekir. Demek ki içinde bulunduğumuz mekânda ve zamanın şimdisinde gerçekleşen olgu veya olayı, ancak sahip olduğumuz bilgi ve kapasitemiz kadarıyla kavrayabiliriz. Çünkü geçmiş elimizden çıkmış, gelecek elimize geçmemiş, var olan şimdiyle ve içinde bulunduğumuz mekânla yetinmek zorundayız.

6 Temmuz 2021 Salı

Uhud Gazvesi’nde Okçular Tepesini ve Savaş Meydanını Terk Edenler


UHUD GAZVESİ’NDE OKÇULAR TEPESİNİ VE SAVAŞ MEYDANINI TERK EDENLER

Prof. Dr. Mehmet Salih ARI

Hz. Peygamber (s.a.s.)’in gazveleri arasında Uhud Gazvesi’nin ayrı bir önemi vardır. Hicretin 3. yılında (625) meydana gelen gazvede çok sayıda ibret, hikmet ve ders çıkarılması gereken sonuçlar bulunmaktadır. Bu gazve sürecinde Resûlullah’ın savaşa çıkmadan önce ashabıyla istişare edip ona göre hareket etmesi, kararlılığını göstermek için zırhını giydikten sonra savaşmadan çıkaramayacağını söylemesi, ashabıyla birlikte cansiperane savaşması, savaştan hemen sonra sadece bu savaşa katılanlarla düşmanı takip etmesi, çok sayıda sahâbînin bu gazvede şehit olması gibi asla unutulmaması gereken konular bulunmaktadır. Birçok konuda olduğu gibi bu gazvenin sonuçlarını isabetli bir şekilde okuyup yorumlayanların yanı sıra olayı farklı yönlere çekenler de olabilmiştir. Uhud Gazvesi’ni bir yenilgi olarak görüp bu yenilgiyi sahâbîlerin içki içmesine bağlayan yazarlar olduğu gibi bu gazveyi galibiyet veya mağlubiyet olarak gören, olumlu olumsuz yorumlayan yazarlar/araştırmacılar var olagelmiştir. Uhud Gazvesi’nden önce içki (hamr) tam olarak yasaklanmadığından bazı sahâbîlerin savaş gecesi içki içmiş olduğuna dair bazı rivayetler[1] bulunmaktadır. Ancak bu rivayetler doğru olarak kabul edilse bile içki içmenin savaşın sonucunu değiştirecek derecede etkili olduğunu iddia etmek isabetli bir görüş değildir. Zira Uhud Gazvesi ile ilgili tüm rivayetler savaşın ilk aşamasında Müslümanların kesin olarak üstün olduklarını ortaya koymaktadır. Savaşın sonucuna tesir edecek derecede içki içilseydi baştan itibaren bu yenilgi durumu kendisini gösterirdi. Bu çalışmada özellikle savaş stratejisi bakımından savaşın seyrini değiştiren bir olay üzerinde durulacaktır. İlk önce Ayneyn tepesinin Uhud Gazvesi’ndeki önemi, bu tepenin diğer bir adı olan Okçular tepesini (Cebelü’r-Rumât) savunanlar ele alındıktan sonra bu tepeyi ve savaş meydanını terk edenler konu edinilecektir.

4 Temmuz 2021 Pazar

İslam'da Siyasi Güç Kavramı Üzerine


 

İSLAM'DA SİYASİ GÜÇ KAVRAMI ÜZERİNE

Mustafa AK[1]

Az çok lise okuyan herkes İbn-i Haldun’u duymuştur. Sosyolog ve tarihçi. Müslümanların yetiştirdiği önemli âlimlerden birisi. Kitabı bile var hatta. Kitabü’l İber yani İbretler kitabı. Asıl şöhret kitapta değil giriş kısmındadır. Mukaddime diye meşhur olan bu kısım asıl kitabın adını unutturmuştur. Bu kısmın özelliği şudur: İnsanlara ve devletlere hayat reçetesi sunar. Kalıcı olmasının sebebi budur. İslam tarihçisi Adnan Demircan’ın Hilafetin Hikâyesi isimli kitabı da bu şekilde Giriş kısmı güçlü olan kitaplardandır. Hatta ünlü yazarların yazmakta en çok zorlandıkları kısmın giriş kısmı olduğu belirtilir ki bu da gayet doğaldır. Bu eserin giriş kısmını okuyanlar aslında, eserin genelinin vermiş olduğu mesajı net olarak alabileceklerdir. Bu kısımda işlenen Siyasi güç kavramına dair olan kısımları mevzunun ve olayların gerekliliği üzerine aktarmak istiyorum. Yazarın bu alanla ilgili onlarca akademik çalışması olduğunu belirtmek isterim.

1 Temmuz 2021 Perşembe

Hakikatin Keşfi - I



 

HAKİKATİN KEŞFİ - I

Cağfer KARADAŞ 

Perde açılmadan hakikat görülmez, hakikat görülmeden de anlaşılmaz. Bu görmeyi sadece baş gözüyle görmekle de sınırlandırmamak lazım. Zira baş gözüyle gördüğün kalbin ışığıyla aydınlanır, aklın hükmüne göre anlam kazanır. Bu yüzden perdenin açılması bazen dış dünyadaki somut varlıkların beş duyuyla en, boy ve derinliklerinin kavranması anlamına gelirken bazen de kalbin, aklın, vicdanın ve fikrin imkânlarıyla varlığı, mahiyeti ve özü keşfetmektir. Bir üçüncü yol ise, ilahî kaynaktan gelen haber bilgisidir. Bu, Kitap ve Sünnet bilgisidir. Bu bilgiyle duyu ötesindeki ve zahirin arkasındaki hakikatten haberdar olunur. Çünkü duyular, şeylerin bir yönünü, bir yönden kavrarken akıl kıyasla bütününü, kalp varlığını ve varlık nedenini, ilahî haber ise varlığın hakikatini kavramamızı sağlar.

Yazarlar

Beyan Yayınları

DEL PIERRO

DEL PIERRO
PIERRE MARTIN