Mustafa AK etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Mustafa AK etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Mart 2023 Pazar

İkindi Güneşi


                                                        İKİNDİ GÜNEŞİ

Mustafa AK

İkindi Güneşi, bu kavramı coğrafi bağlamından farklı düşündüğümüz zaman karşımıza şöyle bir sonuç çıkacaktır. Tarih alanında kısa zamanda çok iş yapan hükümdarları nitelemek için kullanılan bir kalıptır. Çünkü İkindi güneşinin süresi kısa ama gölgesi uzundur. Bu benzetme kullanılarak Osmanlı tarihinde Yavuz Sultan Selim ve Anadolu Selçuklu tarihinde İzzeddin Keykâvus dönemlerine dikkat çekilmiştir. Öncelikle İzzeddin Keykâvus dönemine bakalım.

15 Şubat 2023 Çarşamba

Sâmânîler


 SÂMÂNÎLER

   Mustafa AK   

Ortaokuldan liseye tarih kitaplarımızın ismini zikrettiği ama haklarında detay vermediği iki devlet vardır. Bunlar Sâmânîler ve Büveyhilerdir. İkinci devlet ayrı bir yazının konusu olmakla beraber Sâmânîlerin Türk tarihinde önemli rolleri vardır. Bu rolleri ve tarihimize olan etkileri yazımızın asıl mevzuunu teşkil edecektir.

28 Aralık 2022 Çarşamba

Memlükler


                                                         MEMLÜKLER

Mustafa AK     

Galat-ı meşhur, Lügat-ı fasihten evladır demişler.  İslam tarihinde Türk devleti ismini kullanan ve Mısır’da kurulan devlete yukarıda bahsettiğim söze örnek teşkil edecek şekilde “Memlük” diye anılmaktadır.  Memlük Devleti, kendini ed- Devletü’t – Türkiyye ismiyle tanımlamaktadır. İşte size günümüzde sekiz asır önce “Türkiye” ismini kullanan devlet. Mısır merkezli ve Suriye başta olmak üzere Güneydoğu Anadolu, Adana, Mersin, Gaziantep ve Maraş havalisini de içine alan geniş bir devlet.  Osmanlı devleti kuruluş döneminin süper gücü olan bir devlettir. Memlük ifadesi, Abbasiler döneminden itibaren devletin önemli merkezlerine çocuk yaşta alınan ve asker olarak yetiştirilen insanları ifade eder. Memlükler’in çoğunluğu kadim Türk coğrafyaları olan Kafkasya, Horasan ve Maveraünnehir bölgelerinden getirilmişlerdir.  Geldikleri yerlerde askeri alanda ilerleyerek devlet yönetimine gelmişlerdir. Bu şekilde İslam’a hizmet eden bu insanların tarihteki rollerini aşağıda inceleyeceğiz.

5 Aralık 2022 Pazartesi

Doğu Türkistan

                                                    DOĞU TÜRKİSTAN

        Mustafa AK

        Doğu Türkistan kanayan ve farklı zamanlarda kanatılan yaramız. Bizim için bugün uzak memleketler gibi görünse de Türk- İslam medeniyetinin doğduğu coğrafyadır. Doğu Türkistan meselesi bu defa çok daha acı bir olay ile gündemimizde.  Doğu Türkistan Özerk bölgesinin başkenti olan Urumçi’de karantina uygulanan bir binada çıkan yangında 44 Türk şehit oldu. Bu olay ülkemizde halk nezdinde ve sosyal medyada yankı buldu. İnsanlar bu olayı protesto ettiler. Ama biz şu an ne dersek diyelim. İnsanların ölümlerine Çin yönetimi tarafından göz yumuldu. Olayda kardeşi vefat eden Şerafet Hanım’ın şu sözleri aklı ve vicdanı olan hepimizi düşündürmeli.

11 Ağustos 2022 Perşembe

Kerbelâ’nın Tevvâbîni Olmak


                                        KERBELÂ’NIN TEVVÂBÎNİ OLMAK

Mustafa AK

Hicri yıla göre Muharrem ayının ilk günü (h. 61/m. 680), tarihin şahitlik ettiği en hazin hadiselerden biri yaşandı. Kardeşin kardeşi öldürdüğü, dinlerin doğup imparatorlukların battığı Mezopotamya coğrafyası tarihi bir olaya şahitlik edecekti.

20 Nisan 2022 Çarşamba

Selçuklu Sarayında Bir Darbe Girişimi


SELÇUKLU SARAYINDA BİR DARBE GİRİŞİMİ

Mustafa AK

Uluğ Sultan Alâeddin Keykubat. Beyşehir’de sarayı olan ve Alanya’ya ismini veren hükümdardır. Anadolu Selçuklu devrinde denizaşırı fetih yaparak Kırım’ı fethederek ufkunun genişliğini göstermiştir. Devlete en parlak dönemini yaşatmış ve halk tarafından “Uluğ” yani yüce sıfatıyla anılmıştır. Saltanatın ilk dönemlerinde bir saray darbesine maruz kalmıştır. Bu durumdan da galip çıkarak yönetim becerisi ortaya koymuştur.

Selçuklu devrinin önde gelen komutanlarından Seyfeddin Ayaba’nın gücü ve kibri o günün şartlarında hükümdarı dahi gölgede bırakıyordu. Sözde onun komutanıydı fakat sarayı ve hükümdarı tamamen etkisi altına almaya çalışıyordu. Alaeddin Keykubat’ın bu duruma bir müdahalesinin olması zorunluydu. Ama o da mevcut durumda çok bir şey yapamazdı. Bir akşam Seyfeddin Ayaba kendisine destek veren devlet erkânını konağına toplamıştı. Yenilmiş, içilmiş ve Sultana karşı planlar yapılmıştı. Davet sırasında epeyce içki tüketilmişti. Ziyafete katılanlardan biri içkili ve kendini şaşırmış bir haldeyken Alaeddin Keykubat taraftarı Emir Seyfeddin’in yanına uğradı. Bu haldeyken konuşulanların tamamını ona anlattı. Emir Seyfettin hükümdara bu planı anlattığında artık Sultanın da bir planı vardı. Seyfeddin Ayaba daha sonra bir davet daha vermişti. Buna Sultan da mazeret göstererek bu davete katılmadı. Buna rağmen tehlike devam ediyordu.

Sultan 1223’te Kayseri sarayında bir davet tertip etmişti. Davetliler arasında Seyfeddin Ayaba da vardı. Bu davete emirler sadece bir korumaları ile katılabiliyordu. Genel kural buydu. Sultan taraftarı komutanlardan İsa Bey sarayını etrafını çevirmişti. Davetliler tek koruma ile saraya alınmışlar ve sarayın kapısı kapatılmıştı. Eğlence meclisi başlamıştı. Alaeddin Keykubat kadehini kendine karşı darbe planlayan Seyfettin Ayaba için kaldırmıştı. Bu hareket onun için sonun başlangıcıydı. Sultan son bir defa hasmının gözüne bakmak istiyordu. Hasmı bir vakitler ona hocalık yapmıştı. Ama Sultan ihaneti ve darbeyi bağışlayamazdı. Ayaba mevzuya uyanıp davetten ayrılmaya çalıştığında izin verilmiş ama kapıda karşısına İsa Bey çıkmıştı. Hemen hapsedildi. Sultanın emriyle Kayseri kalesinin burçlarında sallandırılarak öldürüldü. Onun destekçisi Başarakavak köyüne isim babası olan Beşare Bey’de bir odaya hapsedildi. Kapısı kireçle kapatılan bir odada açlık ve susuzluk içinde öldü. Bazı emirler ise cezalarını hapiste çekeceklerdi. Onlar elbette şanslılardı.       

Anadolu Selçuklu devleti coğrafyamızda Türk hâkimiyetini sürdüren devletlerden birisidir. Bu devlet döneminde de pek çok darbe girişimi olmuştur. Bu olay bunlardan birisidir. İlahi adalet burada Alaeddin’in galibiyeti yönünde tecelli etmiştir. Fakat Sultan sonraki dönemde yine emirlerinin düzenlemiş olduğu bir suikast ile öldürülecektir. Allah taksiratını affetsin.

Selam ve dua ile

Mustafa AK, Tarih Öğretmeni, mstfknyali@gmail.com




 

15 Nisan 2022 Cuma

Saadet Asrının Kur'an Bülbülleri -II-


                             SAADET ASRININ KUR'AN BÜLBÜLLERİ -II-

Mustafa AK

Abdullah b. Mesud Asr-ı Saadet’in Kur’an Bülbülleri arasında müstesna şahsiyetlerden biridir. Mekke doğumludur. Müslümanlığa kadar ki hayatı hakkında çok fazla bilgi bulunmamaktadır. Köle kökenli olduğu ve Mekke ileri gelenlerinden birinin çobanı olduğu bilgisi vardır.

Geldiği sosyal durum itibariyle İslam’ı erken kabul edenler arasındadır.  Müslüman olan altıncı kişi olduğu belirtilir. İlk dönemden itibaren Kur’an’ı ezberlemeye ve hayatına tatbik etmeye çalışanlardan birisidir. Mekke döneminin işkencenin çok olduğu zamanların birinde Kâbe’de Kur’an’ı sesli bir biçimde okuyanlardan birisi olmuştur. Buna karşılık işkence görmüştür. Habeşistan hicretine katılanlardan birisidir.  

Bedir savaşında Ebu Cehil’i öldüren kişidir. Ebu Cehil güçlü ve önde gelen bir müşrikti. Onu öldürenin zayıf ve köle gözüyle gördükleri Abdullah bin Mesud olması kaderin ilginç bir yönüdür. Uhut savaşı sırasında en zor anında bile Hz. Peygamberi yalnız bırakmamıştır. Hz. Peygamber zamanında bütün savaşlara katılmaya çalışmıştır. Kısa boylu ve zayıf birisi olmasına rağmen Allah yolunda cihattan asla geri durmamıştır. Hz. Peygamberin şahsi hizmetinde de bulunmuştur. Dört Halife döneminde de Kufe’de hazineden sorumlu adamdır. Ayrıca kadılık görevi de vardır. Bu durumlar onun güvenilir bir kişi olduğunu göstermektedir. Ayrıca kendi  mushafını (Kur’an bir nüshasını) yazmıştır. Bu durum onun Hz. Osman ile arasının açılmasına neden olduğu ifade edilmektedir. Kufe’de oluşturduğu ders meclisinde fıkıh, tefsir ve hadis alanlarında talebeler yetiştirmiştir. Dinin o günün şartlarına uygulanmasını kolaylaştıran Rey ekolünün kurucusu olduğu ifade edilir. İmam-ı Azam dolaylı da olsa onun talebesidir. Döneminin iktidarı ile yaşadığı sorunlar nedeniyle ilmi ve idari görevleri bırakmıştır. Medine’de vefat etmiştir. Cenaze namazı Hz. Osman veya Hz. Ammar tarafından kıldırılmıştır.

İslam, Abdullah b. Mesud gibi kahramanlar eliyle yayıldı. İlmi ve fikri anlamda mücadeleden asla vaz geçmedi. Sevabını Allah’tan umarak yaptığı hayırlı işlerle bizlere örnek oldu. Rabbim yolundan gitmeyi nasip etsin.

Selam ve dua ile.

Mustafa AK, Tarih öğretmeni, mstfknyali@gmail.com

 

6 Nisan 2022 Çarşamba

İhsan Süreyya Sırma


İHSAN SÜREYYA SIRMA

Mustafa AK

Her köşesi farklı bir renk olan Anadolu’muzun güzide coğrafyalarından biri de Siirt- Pervari’dir. Balıyla meşhur olan bu coğrafya yakın zamanın önemli bir tarih âlimini de yetiştirmiştir.  İhsan Süreyya Sırma

4 Nisan 2022 Pazartesi

Saadet Asrının Kur’an Bülbülleri


SAADET ASRININ KUR’AN BÜLBÜLLERİ

Mustafa AK

Bizleri bereketli Ramazan-ı Şerife ulaştıran Rabbimize hamd olsun. 11 ay içinde insanların kendilerini dizginlemeye çalıştığı ve kâinata esenlik inen mübarek zamanlar. Yüce kitabımız bu ayda bizlere indi. Resulullah Kur’an’ı ahlakıyla bizlere ulaştırdı. O günden bugünlere Kur’an Müminlerin dilinde ve gönlünde, hafızların zihninde muhafaza ediliyor. Her şeyden önemlisi Müslümanlar yapabildikleri kadar Kur’an’ı hayatlarına tatbik etmeye devam ediyorlar.

6 Şubat 2022 Pazar

İtaat ve İsyan Arasında Dört Âlim


İTAAT VE İSYAN ARASINDA DÖRT ÂLİM

Mustafa AK

Başlığımızın ismini oluşturan kitap Prof. Dr. Adnan Demircan’ın yeni eseridir. Hoca daha önce “Dört Halife Üç Cinayet” isimli kitabını yazmıştı. Bakalım yeni kitabının ismi ne olacak?  Said b. Cübeyr, Said b. Müseyyeb, Hasan Basri ve Zühri’nin Emevî iktidarı ile ilişkilerini konu alan kısa bir biyografidir. Yani yaşam öyküsüdür. Bahsi geçen âlimler Emevîler döneminde yaşamışlardır. Her birinin kendi durumları ve maceralarına göre devrin valileri ile ilişkileri olmuştur. Bu ilişkiler kişilerin durumuna göre gergin, durağan veya olumlu da olabilmiştir. Said b. Cübeyr’in iktidar ile ilişkisi genel itibariyle gergin olmuştur. Çünkü Emevî idaresine karşı bizzat isyan eden bir kişidir. Neticede idam edilmiştir. Said b. Müseyyeb Emevîler ile mesafeli olmuştur. Ama isyan etmemiştir. Genel itibariyle koz vermemiştir. Yani muhalefeti isyana dönmediği için biraz da aile bağları nedeniyle öldürülmemiştir. Yukarıda ismini belirttiğimiz Said b. Cübeyr’in idamında Arap asıllı olmamasının etkisi büyüktür. Bu âlimlerden üçüncüsü Hasan Basri’dir. Emevî iktidarını eleştirse de muhalif olmamıştır. Yani eleştirileri insanları tedirgin etmemiştir. Genel olarak ilmine saygı duyulan bir isimdir. Zühri ise Emevî halifelerine hocalık yapmış bir isimdir. Ancak onun da eleştirdiği noktalar mevcuttur.

Yukarıda ismi geçen âlimlerin bir şekilde Haccac ile bağlantıları vardır. Haccac dönemin Emevî valisidir. Devletin en güçlü ikinci adamıdır. Bir dönemin OHAL valilerinden daha yukarıda özel yetkili hatta coğrafyasının devlet başkanı sayılabilecek bir adamdır. Yönettiği coğrafya Irak, Suriye’nin bir kısmı ve İran’ı içermektedir. Türkistan fetihleri de onun denetimindedir. Emevîlerin sadık ve en güçlü adamıdır. Ülkede gelir getiren toprakların ayrıca vergilerin büyük bir bölümü elinden geçmektedir. Ülkeyi ultra demir yumruk ile yönetmiştir. Âlimler ile arası pek de hoş olmamıştır. Görev adamıdır. Pek çok muhalif mesleği veya konumu ne olursa olsun onun emriyle öldürülmüşlerdir. Tarz ve yöntem bakımından günümüzün Ortadoğu yönetimlerine çok benzemektedir. İyisi ve kötüsü ile tarih sahnesinde bir izi olmuştur.

Neden Ebu Hanife yok bu çalışmada? Kanaatimce Ebu Hanife ile ilgili olayların Abbasiler döneminde olması etkili olmuştur. Çalışma Emevî dönemi ile sınırlıdır. Bana kalırsa bir diğer nedeni Ebu Hanife’nin mezhep önderi olma konumu nedeniyle ülkemizde hakkında çok farklı kitaplar yazılması nedeniyle kitapta bahsedilmemiş olabilir. Belki de dört mezhep imamının siyasi olaylara bakışı ile ilgili ayrı bir kitap planı da olabilir. Rabbim istifadeyi nasip etsin.

Selam ve dua ile.

Mustafa AK, Tarih Öğretmeni, mstfknyali@gmail.com                                                            


 

25 Ocak 2022 Salı

Hüseyin ve Yezid’i Farklı Okumak


HÜSEYİN VE YEZİD’İ FARKLI OKUMAK

Mustafa AK

Ülke olarak okumayı sevmesek de “Farklı” görüşler bize hep cazip gelmiştir. Aslında her görüş sahibi kendine muhalif veya yandaş tarih okumaları görmek ister. Ülkede bazı kesimler İnkılap tarihinin farklı okumalarını görmek ister. Bazıları da Osmanlı veya İslam tarihini farklı okumak ister. Mehmet Azimli Hoca ise yazdığı 11 ciltlik seri ile İslam tarihini farklı okumaya çalışmıştır. Bu farklı okuma sürecinde hakaret düzeyinde tepkiler de almış ve en sonunda seriyi bitirme kararı almıştır. Serinin sonu da başı gibi heyecan vericidir.

7 Aralık 2021 Salı

Ya! Eba Hir

         

“Biyografi çalışmalarına farklı bir örnek sunan Ebû Hüreyre -Bir Otoritenin İnşası- adlı kitap Türkiye Siyer Kitaplığı serisi arasında yayımlandı. Prof. Dr. Şaban Öz tarafından kaleme alınan eser, rivayetleri ile öne çıkan ancak hayatı ihmal edilen bir ismin, hayatına, şahsının zaman içerisinde otorite haline getirilme sürecine ışık tutuyor. 

Yazar, kitabının bir eleştiri veya savunu getirmek amacıyla telif edilmediğini bir otoritenin inşa sürecini takip etme gayesini taşıdığını belirtiyor. Klasik kaynaklara dayanılarak hazırlanan eserin biyografik eserlere yeni bir boyut kazandıracağı bekleniyor.”  Siyer Araştırmalar

31 Ekim 2021 Pazar

Dört Halife Üç Cinayet


DÖRT HALİFE ÜÇ CİNAYET

Mustafa AK

2003 yılında Kurtlar vadisi başlarken üç cinayet ile başlamıştı. Sonrasında buna bağlı olarak hikâye gelişti. 97 bölüm Perşembe akşamları insanları eve bağlayan bir yapım ortaya çıktı. Olay örgüsü üç cinayetle başlamıştı. İşte Müslümanların tarihinin dönüm noktaları da üç farklı zamanda ve aynı makamda görev yapan üç halifenin öldürülmesidir. İslam tarihindeki üç cinayet en az 970 bölümlük dizi ve asırlara mal olacak tecrübeye sığmalı iken dini, kültürel ve siyasi nedenlerle bırakın film yapmayı hakkında nitelikli olarak çok az kitabın yazıldığı bir saha olmuştur.

21 Eylül 2021 Salı

Tarihin Görme Dediği: İlhanlılara Dair

 


 TARİHİN GÖRME DEDİĞİ: İLHANLILARA DAİR

Mustafa AK

Moğollar deyince akla ne gelir? Bağdat’ta kıpkırmızı akan bir nehir.  Yıkılan mabetler. Ağlayan insanlar ve İslam medeniyetini yıkan durmak bilmeyen bir halk. Cengizhan ve Hülagü zapt edilemeyen kaleleri alan komutanlar. Hatta aha kıyamet geldi. Yecüc ve Mecüc ortaya çıktı meselesi. Daha neler neler. Bugünkü yazımız tarihin görme denilen yüzü ile ilgili olacaktır.

12 Ağustos 2021 Perşembe

İslam Aleminin Halleri “Mısır Devrim ve Karşı Devrim”


İSLAM ALEMİNİN HALLERİ

“Mısır Devrim ve Karşı Devrim”

Mustafa AK

Mısır kaderi ve talihiyle bize çok benzeyen bir ülke. Anadolu’dan önce Türk ülkesi adıyla anılan bir memleket. İslam tarihinin ilk döneminin en büyük oyun kurucularının eliyle Müslüman olmuştur. Her daim İslam aleminin siyasetini etkileyen büyük bir ülke olmuştur. Hz. Osman’ın katilleri arasında da onlar vardır. Osmanlı devletine bağımsızlık fikrini öne atanlarda yine onlardır. Tolunoğlu Ahmet ile başlayan Mısır darbeler kültürü, bağımsız Mısır’da da devam etmiş. Asker ile seçilenler arasında her daim bir kavga olagelmiştir. Muhtelif vesileler ile yapılan darbeler, devlet içi iktidar mücadeleleri Türkiye ve Mısır’ın ortak kaderi olmuştur. Bu arada Türkiye’nin Mısır ile ilişkilerinde sözü geçen taraf olduğunu söyleyelim. 

23 Temmuz 2021 Cuma

Timur’a Dair Popüler Bir Kaynak


TİMUR'A DAİR POPÜLER BİR KAYNAK

Mustafa AK

Timur kimine göre devrinin Haccacı, kimine göre Yıldızların bahtına hükmeden sultan. Rivayet o dur ki; karıncanın azimle duvara tırmanma mücadelesinden ilham alıp bir numara olmayı aklına koymuş bir karakter. Yılmanın ve yıkılmanın sözlüğünde olmadığını ele geçirdiği şehirlerde yaptırdığı kelle kuleleri ile ispat edecek bir tarihi şahsiyet. Yıldırım Bayezid “Allah dünyayı yönetmeyi senin gibi bir topal ve benim gibi bir köre nasip etmiş” demiş. Engelli bir insanın cihanı yöneteceğini hatta savaş sanatı gibi ağır bir işi hakkıyla yapabilecek kadar kabiliyetli olabileceğinin yaşamış örneği. Bir yerde duymuştum. Menzilciler ya Semerkant adından ya da Orta Asya’da Nakşileri koruduğu için çok hürmet ederlermiş merhuma. Biz bu girişten sonra tanıtacağımız kitaba gelelim.

19 Temmuz 2021 Pazartesi

Türklerin İslam’ı Kabulü


 TÜRKLERİN İSLAM’I KABULÜ

Mustafa AK

Müslüman olan ilk Türk devletinin Bulgarlar mı yoksa Karahanlılar mı olduğu hep tartışma konusu olmuştur. Biz bu meseleye girmeden İtil yani Volga Bulgarları ile ilgili ünlü Arap gezgin İbn Fadlân’ın hatıralarını aktaracağız.  Bu konuyla ilgili hem önemli çalışmayı Ahmet Yesevi dizisine danışmanlık yapan hocam Sefer Solmaz kaleme almıştır.

4 Temmuz 2021 Pazar

İslam'da Siyasi Güç Kavramı Üzerine


 

İSLAM'DA SİYASİ GÜÇ KAVRAMI ÜZERİNE

Mustafa AK[1]

Az çok lise okuyan herkes İbn-i Haldun’u duymuştur. Sosyolog ve tarihçi. Müslümanların yetiştirdiği önemli âlimlerden birisi. Kitabı bile var hatta. Kitabü’l İber yani İbretler kitabı. Asıl şöhret kitapta değil giriş kısmındadır. Mukaddime diye meşhur olan bu kısım asıl kitabın adını unutturmuştur. Bu kısmın özelliği şudur: İnsanlara ve devletlere hayat reçetesi sunar. Kalıcı olmasının sebebi budur. İslam tarihçisi Adnan Demircan’ın Hilafetin Hikâyesi isimli kitabı da bu şekilde Giriş kısmı güçlü olan kitaplardandır. Hatta ünlü yazarların yazmakta en çok zorlandıkları kısmın giriş kısmı olduğu belirtilir ki bu da gayet doğaldır. Bu eserin giriş kısmını okuyanlar aslında, eserin genelinin vermiş olduğu mesajı net olarak alabileceklerdir. Bu kısımda işlenen Siyasi güç kavramına dair olan kısımları mevzunun ve olayların gerekliliği üzerine aktarmak istiyorum. Yazarın bu alanla ilgili onlarca akademik çalışması olduğunu belirtmek isterim.

Yazarlar