4 Aralık 2021 Cumartesi

Allah İçin Küfretmek (!)


ALLAH İÇİN KÜFRETMEK (!)

Prof. Dr. Şaban ÖZ

Seksenli ve hatta doksanlı yıllarda minibüslerin şoför koltuğunun hemen üstünde “janjanlı” kağıtlara “besmele”nin hemen yanı başına “Bugün Allah için ne yaptın” cümlesi iliştirilirdi. Taksilerde de tam yolcunun önüne gelecek şekilde aynı cümle yazardı. Hatırlıyorum ağabeyimin gidip odanın bana kalmasından sonra her tarafını Fenerbahçe bayrak ve çıkartmalarıyla doldurduğum odamda dolabın üstüne de o janjanlı kağıtlardan bir tane de ben yapıştırmıştım. Bugün Allah için ne yapmıştım? Öyle böyle değil neredeyse her akşam küçük çaplı bir nefis muhasebesine bile dalıyordum; ne yaptım sahi diyerekten… 

1 Aralık 2021 Çarşamba

Rüya Hakkında Doğru Görüş

 

RÜYA HAKKINDA DOĞRU GÖRÜŞ 

İbn Hazm el-Endelusî- Trc. Cağfer Karadaş 

Mu’tezile’den Nazzam’ın öğrencisi Sâlih “Eğer bizden biri rüya görmüşse, o olduğu gibi gerçek çıkar; sözgelimi Endülüs’teki bir kişi rüyasında kendisini Çin’de görse Yüce Allah o kişiyi Çin’de yaratır” şeklinde bir söz söylemiştir. Bu sözün geçersizliği ve anlamsızlığı gün gibi ortadadır. Gözlemler de akıl da bunun yalan, yanlış ve dayanaksız olduğuna zorunlu olarak karar verir. Gözlem bakımından değerlendirdiğimizde rüyada kendisini Çin’de gören kişi, gerçekte yanımızda uyuyan biridir, hiç de başka bir yerde değildir. Akıl bakımından değerlendirdiğimizde ise, kendisini rüyada kafası kesilmiş olarak gören kişi yaşıyor olduğu açıktır, bunun aksini düşünmek de imkânsızdır. Nitekim sahih bir hadise göre, gördüğü bir rüyasını anlatan kişiyi Hz. Peygamber “şeytanın bu şekilde sizinle oynamalarını bana getirip anlatmayın” diye uyarmıştır.[1]

29 Kasım 2021 Pazartesi

Sahâbe Kimliği ve Genel Özellikleri


SAHÂBE KİMLİĞİ VE GENEL ÖZELLİKLERİ

Prof. Dr. Adem APAK

Arapçada “bir kişiyle birlikte bulunmak, onunla dost ve arkadaş olmak” anlamındaki sohbet kelimesinden türeyen sahâbe tabiri, sâhib kelimesinin çoğuludur. İslâmî literatürde Sahâbe ile birlikte ashâb kavramı da sıkça kullanılmakta olup, kelimenin müfredi ise sahâbîdir. Gerek sahâbî, gerekse sahâbe ve ashâb kelimeleri İslâmiyet’le birlikte, Allah Rasûlü’nü (s.a.v) görüp ona inanan kimseler için yaygın olarak kullanılan bir tabir olmuştur.

25 Kasım 2021 Perşembe

Babamın Gözyaşları

BABAMIN GÖZYAŞLARI

Prof. Dr. Şaban ÖZ

Hani hep akademik hep bir hassasiyet hani hep bir ders, öğüt verme derdi içeren yazılar yazarız ya.  Sanki hayatımızda kitaptan, yazıdan, dersten başka bir şey yokmuş gibi… Oysa “insanız” değil mi? Gülen, ağlayan, duyguları olan…  Hatta benim gibi iflah olmaz “acı çeken” bir Fenerbahçeli iseniz bu duyguları hep üst düzeyde yaşıyorsunuz demektir…

20 Kasım 2021 Cumartesi

Bir Mevlid Öncüsü Eser: Kutatgu Bilig


BİR MEVLİD ÖNCÜSÜ ESER: KUTATGU BİLİG 

Prof. Dr. Âdem APAK

GİRİŞ

Sözlükte “doğum yeri ve zamanı” anlamına gelen mevlid kelimesi, özel anlamda İslâm edebiyatı ve sanatında Hz. Peygamber’in doğum yıl dönümünde yapılan törenlere verilen isim, aynı zamanda bu törenlerde okunmak üzere yazılmış eserlerin ortak adıdır. Diğer taraftan Mevsim kelimesi de Arap ülkelerinde hem mevlidi hem diğer bayram kutlamalarını ifade eden geniş bir mâna taşır.

14 Kasım 2021 Pazar

“Şu Bülbül Bana Benziyor”

 

 

“ŞU BÜLBÜL BANA BENZİYOR”

Cağfer KARADAŞ

Şöyle gökyüzüne baktı, doğu kurşuniye, batı kızıllığa bürünmeye başlamıştı. Ufka meyleden güneş kıpkızıl bir hal almış ama ışıklarının etkisi de bir o kadar zayıflamıştı, çıplak gözle bakılabilecek kıvama gelmişti. Ağaçların yeşilliği kararmaya yük tutmuş, hareketler yavaşlamış, akşamın sakinliği sokakları kaplamıştı. Havanın serinlemeye başlaması dışarısını biraz daha cazip hale getirmişti. Herkesler bir yere oturup güneşin batışıyla gelen bu tatlı yaz akşamının tadını çıkarma niyetindeydi.

Bireysel Arapça Öğrenme Kılavuzu

 

 

BİREYSEL ARAPÇA ÖĞRENME KILAVUZU

 Arş. Gör. İSRAFİL ŞEN

Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla. Bizlere bilmediklerimizi öğreten yüce Mevlâ’mıza binlerce hamdü senâ, rehberimiz Hz. Muhammed Mustafa’ya (sas) binlerce salâtü selâm olsun. Allah’ın rahmeti ve Peygamber’in şefaati ihsan ile İslâm’a gönül verenlere olsun.

11 Kasım 2021 Perşembe

Ömerli’de Doğum

 

Adnan Demircan

Meşguliyetler sebebiyle Ömerli’yle ilgili yazılarıma biraz ara vermiştim. İnşaallah bu yazılara bir plan çerçevesinde devam edeceğim.


9 Kasım 2021 Salı

Beni Anlamıyorsun

 

Ebû Ömer b. Dâvud

Bireysel ve toplumsal hayatımızda değişim kaçınılmaz bir şey… Sadece biyolojik ve fiziksel değişimden değil, kültürel değişimden de söz ediyorum.

Bugün dün olmadığı gibi yarın da bugün olmayacak. Nereden mi biliyorum? Yaşadıklarımız yaşanacakların teminatıdır.


1 Kasım 2021 Pazartesi

Bilmiyorum…

 


Bilmiyorum…

Prof. Dr. Şaban ÖZ

Hayatınızda hiç muhatap olduğu soruya “bilmiyorum” diyen profesör, doçent, şeyh, efendi, efendi hazretleri veya kendisine âlim deyip dernek kuranlardan kimse gördünüz, duydunuz, tanıştınız mı? 

Her zamanki gibi ben azcık torpilli sayılırım; benim çevremde şükür birçok unvan sahibi “Bilmiyorum” diyen erdemli insan var.

Hatayı kabul etmek….

Bilmediğin bilmek…

Bilmediğini söylemek…

Ve hatta bilmeyebilmek…

İnsanın Halife Kılınmasının Anlamı


İNSANIN HALİFE KILINMASININ ANLAMI

Cağfer KARADAŞ


أعوذ بالله، بسم الله...

وَهُوَ الَّذٖي جَعَلَكُمْ خَلَٓائِفَ الْاَرْضِ

وَرَفَعَ بَعْضَكُمْ فَوْقَ بَعْضٍ دَرَجَاتٍ لِيَبْلُوَكُمْ فٖي مَٓا اٰتٰيكُمْؕ

اِنَّ رَبَّكَ سَرٖيعُ الْعِقَابِؗ وَاِنَّهُ لَغَفُورٌ رَحٖيمٌ

(el-En’âm 6/165)

İlk insan Hz. Âdem el-Bakara Suresi 30. ayetinde halife olarak nitelenirken el-Hicr Suresi 28. ayetinde beşer olarak nitelenmiştir. Yukarıdaki el-En’âm 165. ayetinde ise bütün insanları içine alacak şekilde halife nitelemesi kullanılmıştır. Bu ayetin anlamının çözümü bir ölçüde Hz. Adem’e yönelik kullanılan halife niteliğinin ne anlama geldiğini açıklığa kavuşturmaya yardımcı olacak niteliktedir.

31 Ekim 2021 Pazar

Dört Halife Üç Cinayet


DÖRT HALİFE ÜÇ CİNAYET

Mustafa AK

2003 yılında Kurtlar vadisi başlarken üç cinayet ile başlamıştı. Sonrasında buna bağlı olarak hikâye gelişti. 97 bölüm Perşembe akşamları insanları eve bağlayan bir yapım ortaya çıktı. Olay örgüsü üç cinayetle başlamıştı. İşte Müslümanların tarihinin dönüm noktaları da üç farklı zamanda ve aynı makamda görev yapan üç halifenin öldürülmesidir. İslam tarihindeki üç cinayet en az 970 bölümlük dizi ve asırlara mal olacak tecrübeye sığmalı iken dini, kültürel ve siyasi nedenlerle bırakın film yapmayı hakkında nitelikli olarak çok az kitabın yazıldığı bir saha olmuştur.

29 Ekim 2021 Cuma

Dün Söylenmişse Doğrudur

 

Ebû Ömer b. Dâvud

İslam ilim geleneğinde geçmişe ilgili anlatılanların sıhhati konusu ciddi bir mesai ve bu alanda birçok eser telif edilmesine sebep olmuştur.


26 Ekim 2021 Salı

Ben Bilirim


Ebû Ömer b. Dâvud

İnsanlar hakkındaki yargılarımız çok sınırlı bilgilere dayanıyor. Ama onlarla ilgili koca koca sözler sarf etmekten kaçınmıyoruz, bazen onları iyiliğe örnek, bazen de kötülüğün kaynağı olarak gösteriyoruz.

Sadece kahvehane sohbetlerinde ya da dost meclislerinde dillendirdiğimiz yargılardan söz etmiyorum. Sosyal bilimler alanındaki yargılarımızın çoğunun bir zaafına dikkat çekmek istiyorum.


25 Ekim 2021 Pazartesi

Site Devletleri ve Medine- II


SİTE DEVLETLERİ VE MEDİNE- II

Prof. Dr. Cahit Külekçi

Bir önceki yazımızda, Allah Resûlü’nün hicretten sonra Medine’de kurumsallaştırmaya gayret ettiği bir yapıdan bahsetmiş, bu yapının çeşitli isimler/ nitelemeler altında incelendiğini ve bunlardan en önemlisinin de hiç kuşkusuz Medine’nin bir site devleti olarak nitelendirildiğine temas etmiştik. Bu çerçevede Medine Vesikasının da alt maddeleriyle toplam elli iki maddeden oluşan bir tür anayasa hükmünde değerlendirildiğini fakat bu bağlamda cevaplanması gereken birkaç soru bulunduğunu da kendi lisanımızca ifade etmiştik.

19 Ekim 2021 Salı

Kitapta Yeri Var


Ebû Ömer b. Dâvud

İnsanoğlu muhatap olduğu bir durumu yorumlamak, değerlendirmek ve yargıda bulunmak için kolektif hafızaya müracaat eder. Bu yol, en kestirme meşrulaştırma yoludur. Orada işine yarayacak bir şey bulamazsa onu da üretebilir, ama bu bizim konumuzun dışında şimdilik...


Define avcısı misali meşrulaştırma için arayış içinde olan kişi bulduğu ayet, hadis, kelam-ı kibar, geçmişte yaşanmış bir olay veya deneyime panter gibi saldırarak ona sahip çıkar.

Yıllar önce bir şeyhe intisap etmiştim. Teşehhüt miktarı bir bağlılıktan sonra Şeyh’in yolundan değil kendi yolumdan yürümeye karar verdim. Henüz çocuk olduğum yıllardı.

18 Ekim 2021 Pazartesi

Çaktırma! Ben Diyorum, Ama Sen “Allah Diyor” Diye Bil

 

Ebû Ömer b. Dâvud

 

Allah’ın kitabını okuyan her insan bir şeyler anlar. Anladıklarımız arasında benzerlikler de var, farklılıklar da… İşin tabiatı böyle. Eğer herkes aynı şeyi anlasaydı, hepimiz birbirimize benzerdik. Bana sorarsanız çok sıkıcı olurduk. Kim sürekli kendisinin fotokopisi olan birisiyle yaşamak ister ki!


17 Ekim 2021 Pazar

Tarih ve Tarihçi


TARİH VE TARİHÇİ

Yazar: Adnan Demircan

Beyan Yayınları, İstanbul 2016, 175 s.

Engin SANDIK[1]

Adnan Demircan tarafından kaleme alınan eser, 2016 yılında İstanbul’da Beyan Yayınları tarafından basılmıştır.

Ana planına bakıldığında eserin önsöz, giriş, beş bölüm, sonuç ve ek’ler kısımlarından oluştuğu görülmektedir. Önsözde yazar önemli sorunları, usul ve metodoloji noktasında sahadaki eksiklikleri dile getirmekte, tarih alanındaki bazı hususları eleştirmektedir. Ayrıca eseri kaleme almadaki amacı ve yöntemlerini belirten yazar, faydalandığı kaynakların da bir kısmı hakkında bilgi vermektedir.

15 Ekim 2021 Cuma

Hakikatte Bütünlük

 


HAKİKATTE BÜTÜNLÜK

Cağfer KARADAŞ

Ne demiştik? “Ben bilirim”, “Ben bulurum”, “Ben kurtarırım” diyenler kendilerini ve başkalarını aldatanlardır. Hepsi birden aldananlardır. Aldatan da aldanan da kaybeder. Biri sahtekârlığından diğeri tamahkârlığından.

Bunlar birkaç tipten oluşur: Kimi göksel âlemle ilişki kurduğunu iddia eder, kimi gökteki yıldızlardan yorum üretir, kimi ilahî alandan bilgi aldığını ihsas eder, kimi düşe yatıp ermiş havasına girer, kimi ise gündüz gözü kimsenin görmediğini görür… Çoğaltmak mümkün bu örnekleri. Akıllı sanılan bazı insanların yanlış yorumları da bu tiplere dayanak teşkil eder.

8 Ekim 2021 Cuma

Tarih Din Değildir

 

Ebû Ömer b. Dâvud

 

Her inancın bir geçmişi var. Geçmişi yoksa ona bir geçmiş hazırlanır. Bu sebeple geçmiş ile inanç arasında sürekli bir ilişki olması anlaşılabilir bir durum…

30 Eylül 2021 Perşembe

Cübbesini Yüzüne Kapatan Adam


BİZİM EVDEN HİKÂYE

CÜBBESİNİ YÜZÜNE KAPATAN ADAM

Cağfer KARADAŞ

Başında siyah bir kalpak, altındaki yüzü parlak ve yuvarlak; yanaklarından süzülen tel tel sakalı, sırtındaki cübbesiyle görüntüsü vakarlı. Rahvan konuşurken parlak yüzüne bir masumluk yansıyor ama dörtnala kalkınca onu kimse tanıyamıyor. Hele yel değirmenleriyle atışmaları, sağa sola sataşmaları; milletin gözbebeği değerlere saldırışları, havada uçuşan sözleri, fıldır fıldır gözleri; insana hiç güven telkin etmiyor, aksine ürkütüyor, tedirgin ediyor…

24 Eylül 2021 Cuma

Site Devletleri ve Medine- I


SİTE DEVLETLERİ VE MEDİNE- I

Prof. Dr. Cahit Külekçi

Tarih, deneysel birikimi olmayan, verileri laboratuvar ortamında tecrübe edilemeyen ilim dalıdır. Bir tarihçi vesikalar eşliğinde, mutlak olmayan görüşlerini bu şartlar altında ortaya koymak durumundadır. Bununla beraber bir konuda vesikanın olması o konuyu her zaman ilelebet tartışmaya kapatamaz. Vesikanın kim tarafından, hangi şartlar altında kaleme alındığı, hangi dönemlerden ve ne şekilde tarihçinin masasına geldiği, kısacası vesikanın bilimsel kudretini gösterir pek çok husus göz önünde bulundurulmalıdır.

21 Eylül 2021 Salı

Tarihin Görme Dediği: İlhanlılara Dair

 


 TARİHİN GÖRME DEDİĞİ: İLHANLILARA DAİR

Mustafa AK

Moğollar deyince akla ne gelir? Bağdat’ta kıpkırmızı akan bir nehir.  Yıkılan mabetler. Ağlayan insanlar ve İslam medeniyetini yıkan durmak bilmeyen bir halk. Cengizhan ve Hülagü zapt edilemeyen kaleleri alan komutanlar. Hatta aha kıyamet geldi. Yecüc ve Mecüc ortaya çıktı meselesi. Daha neler neler. Bugünkü yazımız tarihin görme denilen yüzü ile ilgili olacaktır.

20 Eylül 2021 Pazartesi

Rol Model

 


Ebû Ömer b. Dâvud

Tecrübe, insanın yaşam serüveninde önemli bir yere sahip… Hem insanın kendi tecrübesi hem de başkalarının… Düşüp kalkarak yaşıyoruz. Yaşadıkça ve gördükçe öğreniyoruz. Bazen ders alıyoruz, bazen aynı delikten tekrar tekrar ısırılıyoruz. Ama bütün bunları yaşarken örneklere de ihtiyacımız var. Hem iyi örneklere hem de kötülerine… Çünkü rahatlamaya ve deneyimlerden yararlanmaya ihtiyaç duyuyoruz. Hangi birimiz taklit ederek yaşamıyor ki?

16 Eylül 2021 Perşembe

Paris ve Üç “Jean Paul” (1960’lı Yıllar)


PARİS VE ÜÇ “JEAN PAUL

(1960’lı Yıllar)       

İhsan Süreyya SIRMA

İngiltere veya Amerika’ya gitmek için doktora burs sınavını kazanmış, fakat “hikmetinden sual sorulmaz” Devletimiz, benim ne Amerika’ya ne de İngiltere’ye gitmeme müsaade etmişti! Büyük bir ihtimalle, doktora için yurt dışına gitmemi engellemek için, “Fransa’ya gideceksin!” demişlerdi. Oysaki ben, “Merci” dışında Fransızcadan bir tek kelime bile bilmiyordum… Ama Allah basiretimi açtı ve ben, “tamam, istediğiniz gibi Fransa’ya gideceğim!” dedim. Böylece yurt dışına gitmeme mani olunamadı ve bildiğim tek kelime olan “merci” ile Paris’e gittim.

Tecrübenin Hakikati “Soğuğa Yiğitlik Olmaz”


TECRÜBENİN HAKİKATİ

“Soğuğa Yiğitlik Olmaz”

Cağfer KARADAŞ

“Soğuğa yiğitlik olmaz, evladım!” derdi anacığım. Çocuk aklımla bir türlü anlayamazdım bu sözdeki hakikati. Dediğini de yapardım, istemeden de olsa. Ne de olsa anaydı. Karşı gelmek, yapmam demek olmazdı. Sonra hak verdim. Hatta bizzat kendim tecrübe ettim. Kuzuları yaymak için meraya gitmiştim. Köyde kuzuları dışarı çıkarma ve yayılmaya alıştırma işi çocukların vazifesiydi. O güne efelik etmiş, kolsuz bir gömlekle çıkmıştım. Gülmez’in yamacında soğuk mu soğuk bir rüzgâr esmeye başladı. Tir tir titriyordum. Ne sığınacak bir yer ne giyinecek bir yedek elbisem vardı. Ana feraseti anlamış, ana yüreği dayanamamış olacak ki, bir kazak göndermişti anacığım. Giyindim ve “oh be, dünya varmış” dedim. O kazağın bedenimi sarışı ve adeta bana sıcak yuva oluşu hâlâ hatırımdadır. Böyle bir tecrübeden sonra “soğuğa yiğitlik olmaz” sözündeki hakikat zihnime mıhlamıştım.

1 Eylül 2021 Çarşamba

Cahiliye Döneminde Arap Savaşları

CAHİLİYE DÖNEMİNDE ARAP SAVAŞLARI

Yazar: Dr. Fuat DAŞ

Hiperlink yayınevi, İstanbul 2019, s.s. 112

 

Osman ADIGÜZEL[1]

Bartın Üniversitesi, Yabancı Diller Yüksekokulu Doktor Öğretim Görevlisi Fuat Daş tarafından yazılmış olan ‘Cahiliye Döneminde Arap Savaşları’ adlı bu kitap; Giriş ve dört bölümden (Arap Savaşları’nın Önemli Olanları, Arap Savaşları’nda Bazı Toplumsal Temalar, Arap Savaşları’nda Dil Özellikleri ve Arap Savaşları’nda Şiir ve Şairler) oluşmaktadır. Kitapta ele alınan konu ile ilgili bilgi kısa tutulurken ağırlıklı olarak şiire fazla yer verilmiştir.

Hakikat Müsveddeleri - Dünün Fırkaları Bugünün Örgütleri


HAKİKAT MÜSVEDDELERİ

DÜNÜN FIRKALARI BUGÜNÜN ÖRGÜTLERİ

Cağfer KARADAŞ

Yoldan çıkmış fırkaların bu ümmete hiçbir hayrı dokunmamıştır. Zaten Yüce Allah onlara bu güzelliği de nasip etmemiştir. Ne düşmana karşı bir başarıları ne de İslam bayrağının özgürce ve onurluca dalgalanmasına katkıları olmuştur. Varsa yoksa Müslümanların huzurlarını bozmaya yönelmişler, ümmet içindeki birlik ve dirliği parçalamışlar, din kardeşlerine karşı silah çekmişler, yeryüzünde bozgunculuk çıkartma peşinde olmuşlardır. (İbn Hazm, el-Fasl, IV, 227.)

28 Ağustos 2021 Cumartesi

Evrime Uğrayan İlahiyatçılar

 


EVRİME UĞRAYAN İLAHİYATÇILAR

Şaban ÖZ

Malumunuz olduğu üzere biyolojik evrime şiddetle karşı çıkan biriyim. Bilim sosuna bulandırılmış safsata olduğuna inanırım. Cansızdan canlı mı çıkarmış deyip bir de efelenirim!

Yalnız bir evrim türü var ki…. Allah’ım Allah’ım…

Görmemek kabul etmemek mümkün değil… Tekâmül deyin, esfel-i safilîn deyin, temeddün deyin, tefessüh deyin… Ne derseniz deyin işte bunun adı “sosyal evrim”!

Farklı gerekçelerden dolayı insan fıtratının değişimi… Karakterinin yıpranması, bozulması… Veya yücelmesi…

16 Ağustos 2021 Pazartesi

Hakikatin Keşfi -IV: Hakikatte Haddi Bilmek


HAKİKATİN KEŞFİ -IV

Hakikatte Haddi Bilmek 

Cağfer KARADAŞ

Demek ki, insanoğlunun hakikate ulaşması ancak doğru araç ve doğru yöntem kullanmasıyladır. Doğru araç herkesin bildiği ve kullanabildiğidir. Bu sayede aracın doğruluğunu ölçme ve sınama imkânı olabilmektedir. Bu da ancak herkeste bulunan duyular ve akıl yardımıyladır. Yöntemin doğruluğu ise duyuların algılarıyla aklın hükümleri arasında uyum ve tutarlılık bulunmasıyla tespit edilir. Tersinden söylersek ikisi arasında çatışma ve çelişki olmamasıdır.

13 Ağustos 2021 Cuma

Haricilerin Siyasî Faaliyetleri


HARİCİLERİN SİYASÎ FAALİYETLERİ

Yazar: Adnan Demircan

Beyan Yayınları, İstanbul 1996, 287s.

Mehmet Salih ARI

“Hâricîlerin Siyasî Faaliyetleri” adlı eser Adnan Demircan’ın Prof. Dr. Ahmet ÖNKAL danışmanlığında hazırladığı doktora tezinin yayınlanmış halidir. Birinci baskısı çıktığında eseri okumuş ve aşağıdaki şekilde tanıtmaya çalışmıştım. Eserin bugünlerde 3. baskısının yayınlanması üzerine daha önce hazırladığım ve hiçbir yerde yayınlanmayan bu yazının tanıtım amacıyla yayınlanması uygun olacaktır.

Bitlis Ulu Camii’nin Batı Kapısındaki Kitabe



BİTLİS ULU CAMİİ’NİN BATI KAPISINDAKİ KİTABE

İbrahim BARCA

Bitlis herkesin malumu olduğu üzere çok kadim bir şehir olup birçok farklı kültür ve medeniyete ev sahipliği yapmıştır. Bitlis şehri, Hz. Ömer zamanında el-Cezîre’yi fethetmekle görevlendirilen İyâz b. Ganm tarafından 641 yılı içinde Müslümanların hakimiyeti altına girmiştir. O günden sonra kısa bazı dönemler hariç devamlı Müslümanların hakimiyeti altında bulunmuştur. Emeviler, Abbasiler, Mervaniler, Şerefhanoğulları, Selçuklular, Dilmaçoğulları, Anadolu Selçukları, Ahlatşahlar, Artuklular ve Osmanlılar sırasıyla Bitlis’i yönetmişlerdir.

12 Ağustos 2021 Perşembe

İslam Aleminin Halleri “Mısır Devrim ve Karşı Devrim”


İSLAM ALEMİNİN HALLERİ

“Mısır Devrim ve Karşı Devrim”

Mustafa AK

Mısır kaderi ve talihiyle bize çok benzeyen bir ülke. Anadolu’dan önce Türk ülkesi adıyla anılan bir memleket. İslam tarihinin ilk döneminin en büyük oyun kurucularının eliyle Müslüman olmuştur. Her daim İslam aleminin siyasetini etkileyen büyük bir ülke olmuştur. Hz. Osman’ın katilleri arasında da onlar vardır. Osmanlı devletine bağımsızlık fikrini öne atanlarda yine onlardır. Tolunoğlu Ahmet ile başlayan Mısır darbeler kültürü, bağımsız Mısır’da da devam etmiş. Asker ile seçilenler arasında her daim bir kavga olagelmiştir. Muhtelif vesileler ile yapılan darbeler, devlet içi iktidar mücadeleleri Türkiye ve Mısır’ın ortak kaderi olmuştur. Bu arada Türkiye’nin Mısır ile ilişkilerinde sözü geçen taraf olduğunu söyleyelim. 

3 Ağustos 2021 Salı

Hakikatin Keşfi -III


HAKİKATİN KEŞFİ -III

Cağfer KARADAŞ

Yüce Allah imtihan etmek üzere yarattı insanı. Şartlarını ve imkânlarını oluşturduğu bir ortama yani dünyaya gönderdi onu. Dünyadaki bazı şeyler hoşuna giderken bazı şeylerden nefret etti. Çünkü bazı şeyler övgüye değer iken bazı şeyler yergiyi gerektiriyordu. İnsan hoşa giden ve övgüyü gerektiren işler yaptığında kazandı, nefret edilen ve yergiyi gerektiren işler yaptığında kaybetti; böylece kendisini kaçma-kovalama, çatışma-uzlaşma, ulaşma-uzaklaşma, sevgi-nefret, kazanma-kaybetme… ikilemi hatta sarmalı içinde buldu. İşte bu onun yaratılış hikmeti olan sınavıydı. Tercih ettikleriyle ve etmedikleriyle sınanıyordu, çünkü bu dünyada her yaptığı hatta yapmadığı imtihana tabiydi. Nasıl ki sınava girip soruları yanlış yapmanın bir bedeli varsa, soruları yapmadan çıkmanın da bir bedeli vardır.

31 Temmuz 2021 Cumartesi

Nasıl Hızlı Doçent Olunur?



NASIL HIZLI DOÇENT OLUNUR?

Şaban ÖZ

Baştan diyeyim bu bir sistem eleştirisi değildir. Çok çalışan bir şeyler üretmeye çalışan gençlere “lan oğlum akıllı olun” yazısıdır!

İmdi size beş dakikada nasıl hiç yorulmadan, hiç üretmeden, hiç ortaya akademik ve ilmi bir şey koymadan doçent olursunuz onu anlatacağım.

23 Temmuz 2021 Cuma

Timur’a Dair Popüler Bir Kaynak


TİMUR'A DAİR POPÜLER BİR KAYNAK

Mustafa AK

Timur kimine göre devrinin Haccacı, kimine göre Yıldızların bahtına hükmeden sultan. Rivayet o dur ki; karıncanın azimle duvara tırmanma mücadelesinden ilham alıp bir numara olmayı aklına koymuş bir karakter. Yılmanın ve yıkılmanın sözlüğünde olmadığını ele geçirdiği şehirlerde yaptırdığı kelle kuleleri ile ispat edecek bir tarihi şahsiyet. Yıldırım Bayezid “Allah dünyayı yönetmeyi senin gibi bir topal ve benim gibi bir köre nasip etmiş” demiş. Engelli bir insanın cihanı yöneteceğini hatta savaş sanatı gibi ağır bir işi hakkıyla yapabilecek kadar kabiliyetli olabileceğinin yaşamış örneği. Bir yerde duymuştum. Menzilciler ya Semerkant adından ya da Orta Asya’da Nakşileri koruduğu için çok hürmet ederlermiş merhuma. Biz bu girişten sonra tanıtacağımız kitaba gelelim.

19 Temmuz 2021 Pazartesi

Türklerin İslam’ı Kabulü


 TÜRKLERİN İSLAM’I KABULÜ

Mustafa AK

Müslüman olan ilk Türk devletinin Bulgarlar mı yoksa Karahanlılar mı olduğu hep tartışma konusu olmuştur. Biz bu meseleye girmeden İtil yani Volga Bulgarları ile ilgili ünlü Arap gezgin İbn Fadlân’ın hatıralarını aktaracağız.  Bu konuyla ilgili hem önemli çalışmayı Ahmet Yesevi dizisine danışmanlık yapan hocam Sefer Solmaz kaleme almıştır.

16 Temmuz 2021 Cuma

Hakikatin Keşfi- II




HAKİKATİN KEŞFİ- II

Cağfer KARADAŞ

Bir olgu veya olayı bilmek için, onunla aynı zaman ve mekânda olmanın yanında bilgi gücü ve kapasitesine sahip olmak gerekir. Demek ki içinde bulunduğumuz mekânda ve zamanın şimdisinde gerçekleşen olgu veya olayı, ancak sahip olduğumuz bilgi ve kapasitemiz kadarıyla kavrayabiliriz. Çünkü geçmiş elimizden çıkmış, gelecek elimize geçmemiş, var olan şimdiyle ve içinde bulunduğumuz mekânla yetinmek zorundayız.

6 Temmuz 2021 Salı

Uhud Gazvesi’nde Okçular Tepesini ve Savaş Meydanını Terk Edenler


UHUD GAZVESİ’NDE OKÇULAR TEPESİNİ VE SAVAŞ MEYDANINI TERK EDENLER

Prof. Dr. Mehmet Salih ARI

Hz. Peygamber (s.a.s.)’in gazveleri arasında Uhud Gazvesi’nin ayrı bir önemi vardır. Hicretin 3. yılında (625) meydana gelen gazvede çok sayıda ibret, hikmet ve ders çıkarılması gereken sonuçlar bulunmaktadır. Bu gazve sürecinde Resûlullah’ın savaşa çıkmadan önce ashabıyla istişare edip ona göre hareket etmesi, kararlılığını göstermek için zırhını giydikten sonra savaşmadan çıkaramayacağını söylemesi, ashabıyla birlikte cansiperane savaşması, savaştan hemen sonra sadece bu savaşa katılanlarla düşmanı takip etmesi, çok sayıda sahâbînin bu gazvede şehit olması gibi asla unutulmaması gereken konular bulunmaktadır. Birçok konuda olduğu gibi bu gazvenin sonuçlarını isabetli bir şekilde okuyup yorumlayanların yanı sıra olayı farklı yönlere çekenler de olabilmiştir. Uhud Gazvesi’ni bir yenilgi olarak görüp bu yenilgiyi sahâbîlerin içki içmesine bağlayan yazarlar olduğu gibi bu gazveyi galibiyet veya mağlubiyet olarak gören, olumlu olumsuz yorumlayan yazarlar/araştırmacılar var olagelmiştir. Uhud Gazvesi’nden önce içki (hamr) tam olarak yasaklanmadığından bazı sahâbîlerin savaş gecesi içki içmiş olduğuna dair bazı rivayetler[1] bulunmaktadır. Ancak bu rivayetler doğru olarak kabul edilse bile içki içmenin savaşın sonucunu değiştirecek derecede etkili olduğunu iddia etmek isabetli bir görüş değildir. Zira Uhud Gazvesi ile ilgili tüm rivayetler savaşın ilk aşamasında Müslümanların kesin olarak üstün olduklarını ortaya koymaktadır. Savaşın sonucuna tesir edecek derecede içki içilseydi baştan itibaren bu yenilgi durumu kendisini gösterirdi. Bu çalışmada özellikle savaş stratejisi bakımından savaşın seyrini değiştiren bir olay üzerinde durulacaktır. İlk önce Ayneyn tepesinin Uhud Gazvesi’ndeki önemi, bu tepenin diğer bir adı olan Okçular tepesini (Cebelü’r-Rumât) savunanlar ele alındıktan sonra bu tepeyi ve savaş meydanını terk edenler konu edinilecektir.

4 Temmuz 2021 Pazar

İslam'da Siyasi Güç Kavramı Üzerine


 

İSLAM'DA SİYASİ GÜÇ KAVRAMI ÜZERİNE

Mustafa AK[1]

Az çok lise okuyan herkes İbn-i Haldun’u duymuştur. Sosyolog ve tarihçi. Müslümanların yetiştirdiği önemli âlimlerden birisi. Kitabı bile var hatta. Kitabü’l İber yani İbretler kitabı. Asıl şöhret kitapta değil giriş kısmındadır. Mukaddime diye meşhur olan bu kısım asıl kitabın adını unutturmuştur. Bu kısmın özelliği şudur: İnsanlara ve devletlere hayat reçetesi sunar. Kalıcı olmasının sebebi budur. İslam tarihçisi Adnan Demircan’ın Hilafetin Hikâyesi isimli kitabı da bu şekilde Giriş kısmı güçlü olan kitaplardandır. Hatta ünlü yazarların yazmakta en çok zorlandıkları kısmın giriş kısmı olduğu belirtilir ki bu da gayet doğaldır. Bu eserin giriş kısmını okuyanlar aslında, eserin genelinin vermiş olduğu mesajı net olarak alabileceklerdir. Bu kısımda işlenen Siyasi güç kavramına dair olan kısımları mevzunun ve olayların gerekliliği üzerine aktarmak istiyorum. Yazarın bu alanla ilgili onlarca akademik çalışması olduğunu belirtmek isterim.

1 Temmuz 2021 Perşembe

Hakikatin Keşfi - I



 

HAKİKATİN KEŞFİ - I

Cağfer KARADAŞ 

Perde açılmadan hakikat görülmez, hakikat görülmeden de anlaşılmaz. Bu görmeyi sadece baş gözüyle görmekle de sınırlandırmamak lazım. Zira baş gözüyle gördüğün kalbin ışığıyla aydınlanır, aklın hükmüne göre anlam kazanır. Bu yüzden perdenin açılması bazen dış dünyadaki somut varlıkların beş duyuyla en, boy ve derinliklerinin kavranması anlamına gelirken bazen de kalbin, aklın, vicdanın ve fikrin imkânlarıyla varlığı, mahiyeti ve özü keşfetmektir. Bir üçüncü yol ise, ilahî kaynaktan gelen haber bilgisidir. Bu, Kitap ve Sünnet bilgisidir. Bu bilgiyle duyu ötesindeki ve zahirin arkasındaki hakikatten haberdar olunur. Çünkü duyular, şeylerin bir yönünü, bir yönden kavrarken akıl kıyasla bütününü, kalp varlığını ve varlık nedenini, ilahî haber ise varlığın hakikatini kavramamızı sağlar.

17 Haziran 2021 Perşembe

Hilafetin Hikâyesi


HİLAFETİN HİKÂYESİ

Prof. Dr. Adnan DEMİRCAN[1]

Beyan Yayınları, İstanbul-2021, 1. Baskı, Sayfa sayısı 268

 

Tanıtım/Değerlendirme: İbrahim KONAK[2] 

İlk halife Hz. Ebu Bekir’den başlayarak Halifeliğin kaldırıldığı 3 Mart 1924 tarihine kadar geçen süre içinde Halifeliğin geçirdiği süreçlerin anlatıldığı “Hilafetin Hikayesi” adlı kitap dört bölümden oluşmaktadır. Kitabın sonuna konulan tabloların oluşturduğu Ekler ile eser zenginleştirilmiştir. Kitapta İslam Tarihi ana kaynaklarının yanında modern kaynaklardan da istifade edilmiş, kavramlarda Diyanet Vakfı’nın İslam Ansiklopedisinden istifade edilmiştir.

Yazarlar

Beyan Yayınları

DEL PIERRO

DEL PIERRO
PIERRE MARTIN