Prof. Dr. Şaban Öz etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Prof. Dr. Şaban Öz etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

7 Nisan 2026 Salı

Nerde O Eski Gavurlar!

 

  Nerde O Eski Gavurlar!

Prof. Dr. Şaban ÖZ

Son dönemlerde dikkatinizi çekiyor değil mi? Bir dönem “dinden beslenen”, hatta “dinden obez olanlar” dine saldırmaya başladılar.

13 Şubat 2026 Cuma

Bir İlahiyat Kızılelması: Araplara Dinlerini Öğretmek!


Bir İlahiyat Kızılelması: Araplara Dinlerini Öğretmek!

Prof. Dr. Şaban Öz

Bizim orada [Doğanyol] Bıyıklı Salih diye biri vardı. Rahmetli bir gün gelip enişteme “Osman” diyor “Araştırdım seninle biz amcaoğluyuz!” “İyi” diyor eniştem ama sormadan da edemiyor Salih Dayının günahı kadar sevmediği birinin adını vererek “Biz onunla da akrabayız, o zaman sen de onunla akraba oldun demektir!” Salih Dayı biraz durup, “Yok be emmeoğlu o kadar da düşmedik” diyor…

17 Aralık 2023 Pazar

Otuz Üç Yıl Sonraya Mektup


OTUZ ÜÇ YIL SONRAYA MEKTUP

Şaban Öz

17.12.1991

Mektubunu okudum. Ne hale dönüşmüşüm diyerek açıkçası kendimden korktum. Yükseklikten korkmasam bir daha teşebbüs ederdim sana ulaşmadan hayatımı sonlandırmaya ama sonra fark ettim, seni yok etmek benim elimde…

16 Aralık 2023 Cumartesi

Otuz Üç Yıl Önceye Mektup


Otuz Üç Yıl Önceye Mektup[1]

Prof. Dr. Şaban Öz

15.12.2023

Sevgili 33 yıl önceki Ben!

Henüz 17 yaşındasın ve artık bir üniversitelisin. Sana yıllar sonradan tam tamına 33 yıl sonradan yazıyorum. Bu mektubu hiçbir zaman okuyamayacaksın ve okumadığın için aynı hataları yapacaksın…Ama bunun sebebi bu mektubu okuyamadığın olmayacak. Hem inatçısın hem laftan sözden anlamıyorsun… Hatta eminim bu mektubu okuyacak olsan “senin doğrularını yaşamaktansa kendi yanlışlarımı tercih ederim” diye ukala ukala konuşurdun!

10 Kasım 2023 Cuma

Yemişim Rivâyetinizi...


Yemişim Rivâyetinizi...

Prof. Dr. Şaban ÖZ

Daha önceki ilmin tabana yayılması çabalarını sorguladığım yazı yüzünden başıma gelenleri sanırım hepiniz biliyorsunuzdur. Eleştirdiğim bütün kesimler, hiçbir utanma duygusuna kapılmaksızın “bir ilahiyatçının itirafları” başlığını atarak ciddi ciddi ayar vermişlerdi. Hatta birçok ilahiyat hocası dahi ne dediğimi anlamaksızın bu vesileyle topa kafa uzatmışlardı...

19 Temmuz 2023 Çarşamba

Doğu Seyahati…


DOĞU SEYAHATİ…

Prof. Dr. Şaban ÖZ

Aslında başlığı “Kürtlerle Altı Gün” diye düşünmüştüm ama eşimin “zaten ırkçısın bir de böyle başlık atarsan…” diye başlayan itiraz cümlesine kısmî haklılık payı verdiğimden başlığı değiştirmiş gibi yaptım.

7 Haziran 2023 Çarşamba

Adnan Demircan Hocam…


Adnan Demircan Hocam…

Prof. Dr. Şaban ÖZ

Hepimizin bildiği bir gerçekle başlayalım; ülkemizde erişebilirlik her zaman hadsizlik, ukalalık, değerbilmezlik olarak geri dönüyor. En rahat ulaşılan hocalar, akademisyenler en az kıymet bilinenler sınıfında… Ama bir de randevulu görüşenleri, konferans, seminer için eşek yüküyle para isteyenleri, mailinize cevap vermeyenlerin gördüğü iltifatı düşünün… Geri kalmışlığımızın görgüsüzlüğümüzün ve hatta nankörlüğümüzün tezahürü…

4 Mart 2023 Cumartesi

Bir İhtimal Daha Var (İdi)


BİR İHTİMAL DAHA VAR (İDİ)

Prof. Dr. Şaban ÖZ

18 Mart 2023 Cumartesi sabah saat 10:00…

İSAV tarafından düzenlenen Hz. Peygamber ve Muasırları -Yahudiler- sempozyumu açılış konuşması…

16 Şubat 2023 Perşembe

“Ve İnsan ‘Buna ne oluyor’ dediği zaman” (Zilzâl, 3)

“Ve İnsan ‘Buna ne oluyor’ dediği zaman”

(Zilzâl, 3)

Prof. Dr. Şaban ÖZ

Bir cebriden beklenilmeyecek düzeyde hatta hastalık derecesinde planlı yaşayan biriyimdir. Yıllık, aylık, haftalık, günlük planlamalardan söz etmiyorum; saatlik dakikalık planlamalardan… Bildiğiniz boş adam işi işte!

13 Ocak 2023 Cuma

Ah Ulan Biz Cennetlikler (!)


AH ULAN BİZ CENNETLİKLER (!)

Prof. Dr. Şaban ÖZ

Hani bedevinin biri gelip Müslüman olur ve çıkışta o tarihi (bed)duasını yapar ya; “Ey Muhammed’in Allah’ı! Cennetine bir beni bir de Muhammed’i al, başka da kimseyi alma” diye!

5 Kasım 2022 Cumartesi

Hristiyanlaştırılan İslam…


Hristiyanlaştırılan İslam…

Prof. Dr. Şaban ÖZ

İçeriğindeki ithamı olmasa da ağırlığındaki sorumluluğu kabul etmek durumundayım. Ama açıkçası olan durumu ifade edecek başka da bir tanımlama bulamadım… Kim bilir belki yazının sonunda sizler de “harbi lan ne iş?” deyiverirsiniz…

11 Ekim 2022 Salı

İnsanlığın İhtiyacı: Yeni Bir Müslüman…


İnsanlığın İhtiyacı: Yeni Bir Müslüman…

 

Prof. Dr. Şaban ÖZ 

Yok, icat çıkartmak için veya ilgi çeksin de bir iki kişi fazladan okusun diye bu başlığı atmadım. Bile isteye bizzat bunu kastederek attım. Şunu kabul etmemiz gerekiyor ki, biz Müslümanların mevcut hallerimizle dünyaya söyleyecek pek de bir şeyimiz yok!

Siyaset konusunda yok!

İlim konusunda yok!

Sanat konusunda yok!

Ekonomi konusunda yok!

Spor konusunda yok!

İnanç konusunda yok!

Saygı-sevgi konusunda yok!

Değer konusunda yok!

Çevre konusunda yok!

Haklar konusunda yok!

Engelliler konusunda yok!

Gençler konusunda yok!

Enerji konusunda yok!

Yok oğlu yok!

Tövbe haşa ezberlenmiş yıllardır tekrarlanan, içeriği boş, kimin neyi kastettiği belli olmayan cümleler hariç…

Hadi duymak istemediğimizi de itiraf edelim; “söyleyecek sözümüz olduğu zaman da inananımız yok”

İzninizle karşı tarafa geçip gerçeği bir daha tekrarlayayım; “Niye inansınlar ki?”

En ufak bir farklılığa dahi tahammülümüz var mı?

Tüketmediğimiz değerimiz kaldı mı?

İlimden anladığımız tekrar, sanattan anladığımız geçmişin taklidi değil mi?

Gençlere “bozuldular” kadınlara “zaten bozuktular” demedik mi?

Bırakalım “bizden olmayanları (!)” bize çağırmayı; bizden olanları bile kafirleştirip kovalamadık mı?

Hz. Peygamber’in tebliğ dilini, tekfir diline değiştirmedik mi?

Ehl-i Sünnet’in kuşatıcılığını sakalla bıyıkla tebdil etmedik mi?

Uzatmayayım!

Yıllardır “yeni bir din dili” deyip durdum! Haliyle kimse duymadı, duyanlar da dalga geçti…

Herkes haklıymış! Duymamış numarası yapanlar da duyup dalga geçenler de!

Tezimi değiştiriyorum:

Yeni bir Müslüman tipi ortaya koymadan yeni bir din dili inşası mümkün değil!

Çözüm bu!

1400 yıllık medeniyeti, ilmi, düşünceyi, tecrübeyi, güzelliği, estetiği, insanlığı, değerleri değil de 1400 yıllık tozları, cürufları, fitneyi, bozgunculuğu, kötülükleri, cinayetleri, ayrımcılığı bünyesinde taşıyan günümüz Müslümanının her tarafı “yeni bir din diliyle” kuşatılmış olsa ne değişir ki?

Tek bir genci inandırabilir miyiz?

Bir buçuk ay kadar önce Ahmet Said ile Cuma namazına gittiğimizde kulağıma eğilip, “Baba siz ilahiyatçılar, hocalar neden kurtulmuşsunuz da geriye kalan herkes kurtulmak için size muhtaçmış gibi konuşuyorsunuz ki?” dedi. Diyecek söz bulamadığım için, hutbeyi işaret edip susmasını söyledim. Bir hafta sonra aynı camide hoca, Cuma hutbesine “Sizin için konuşuyoruz. Ömer Efendimiz dışarıda olanları görse yakalarından tutup içeri sokardı” diye başlayınca Ahmet Said, “Buyur işte! Hoca kurtulmuş bizim için uğraşıyormuş!” deyiverdi…

Yeni bir Müslümana ihtiyacımız var…

O yeni Müslümanı bulabilirsek inanın konuşmasına hiç gerek kalmayacak!

 

 

 


 

4 Temmuz 2022 Pazartesi

Ölüm Var…


Ölüm Var…

Prof. Dr. Şaban ÖZ

Durmaktan, dinlenmekten, mola almaktan vaz geçtim; nefeslenmek için dahi yapıp işlediklerimize ara verebiliyoruz mu? Sadece çalışma hayatını kastetmiyorum, iyiliklerimize ve tabi ki kötülüklerimize…

Ne kadar çok “lazım” var değil mi hayatlarımızda. Daha çok çalışmamız lazım… Daha çok üretmemiz lazım… Daha çok kazanmamız lazım… Daha çok tüketmek için daha çok kazanmamız lazım… 

8 Mart 2022 Salı

Gel Beraber Oynayalım!


GEL BERABER OYNAYALIM!

Prof. Dr. Şaban ÖZ

İçerik itibariyle azıcık gergin bir yazı olacağından fıkra ile başlamak en güzeli sanırım. Hepinizin bildiği bir fıkra. Cehennemde, her milletin bulunduğu bölümün başında muhafızlar varmış da Türklerin bulunduğu kısımda yokmuş. Ziyarete gelen bir Cennetlik sormuş, “niye yok?” diye. Rehber de cevaplandırmış; “Çünkü ne zaman biri çıkacak olsa diğeri onu aşağı çekiyor!”

20 Şubat 2022 Pazar

Ulan Kafir

Resim: https://pixabay.com/

ULAN KAFİR

Prof. Dr. Şaban ÖZ

Sarığını benim gibi sarmamışsın… Kafirsin!

Misvakının boyu benimkinden kısa… Kafirsin!

Bıyığın benimki gibi kazınmış değil… Kafirsin!

Pantolon giymişsin üstelik kırmızı… Duble kafirsin!

Futbolla ilgileniyorsun dahası Fenerbahçelisin…. Acayip pis kafirsin!

Abarttığımı veya ironi yaptığımı mı düşünüyorsunuz?

O zaman şöyle sorayım; birilerinin kafir veya Müslüman olduğuna biz karar vereceksek ölçümüz ne olacak? Kim olacak?

Allah mı yoksa Allah adına konuşanlar mı?

Sen mi ben mi o mu?

4 Aralık 2021 Cumartesi

Allah İçin Küfretmek (!)


ALLAH İÇİN KÜFRETMEK (!)

Prof. Dr. Şaban ÖZ

Seksenli ve hatta doksanlı yıllarda minibüslerin şoför koltuğunun hemen üstünde “janjanlı” kağıtlara “besmele”nin hemen yanı başına “Bugün Allah için ne yaptın” cümlesi iliştirilirdi. Taksilerde de tam yolcunun önüne gelecek şekilde aynı cümle yazardı. Hatırlıyorum ağabeyimin gidip odanın bana kalmasından sonra her tarafını Fenerbahçe bayrak ve çıkartmalarıyla doldurduğum odamda dolabın üstüne de o janjanlı kağıtlardan bir tane de ben yapıştırmıştım. Bugün Allah için ne yapmıştım? Öyle böyle değil neredeyse her akşam küçük çaplı bir nefis muhasebesine bile dalıyordum; ne yaptım sahi diyerekten… 

25 Kasım 2021 Perşembe

Babamın Gözyaşları

BABAMIN GÖZYAŞLARI

Prof. Dr. Şaban ÖZ

Hani hep akademik hep bir hassasiyet hani hep bir ders, öğüt verme derdi içeren yazılar yazarız ya.  Sanki hayatımızda kitaptan, yazıdan, dersten başka bir şey yokmuş gibi… Oysa “insanız” değil mi? Gülen, ağlayan, duyguları olan…  Hatta benim gibi iflah olmaz “acı çeken” bir Fenerbahçeli iseniz bu duyguları hep üst düzeyde yaşıyorsunuz demektir…

1 Kasım 2021 Pazartesi

Bilmiyorum…

 


Bilmiyorum…

Prof. Dr. Şaban ÖZ

Hayatınızda hiç muhatap olduğu soruya “bilmiyorum” diyen profesör, doçent, şeyh, efendi, efendi hazretleri veya kendisine âlim deyip dernek kuranlardan kimse gördünüz, duydunuz, tanıştınız mı? 

Her zamanki gibi ben azcık torpilli sayılırım; benim çevremde şükür birçok unvan sahibi “Bilmiyorum” diyen erdemli insan var.

Hatayı kabul etmek….

Bilmediğin bilmek…

Bilmediğini söylemek…

Ve hatta bilmeyebilmek…

28 Ağustos 2021 Cumartesi

Evrime Uğrayan İlahiyatçılar

 


EVRİME UĞRAYAN İLAHİYATÇILAR

Şaban ÖZ

Malumunuz olduğu üzere biyolojik evrime şiddetle karşı çıkan biriyim. Bilim sosuna bulandırılmış safsata olduğuna inanırım. Cansızdan canlı mı çıkarmış deyip bir de efelenirim!

Yalnız bir evrim türü var ki…. Allah’ım Allah’ım…

Görmemek kabul etmemek mümkün değil… Tekâmül deyin, esfel-i safilîn deyin, temeddün deyin, tefessüh deyin… Ne derseniz deyin işte bunun adı “sosyal evrim”!

Farklı gerekçelerden dolayı insan fıtratının değişimi… Karakterinin yıpranması, bozulması… Veya yücelmesi…

31 Temmuz 2021 Cumartesi

Nasıl Hızlı Doçent Olunur?



NASIL HIZLI DOÇENT OLUNUR?

Şaban ÖZ

Baştan diyeyim bu bir sistem eleştirisi değildir. Çok çalışan bir şeyler üretmeye çalışan gençlere “lan oğlum akıllı olun” yazısıdır!

İmdi size beş dakikada nasıl hiç yorulmadan, hiç üretmeden, hiç ortaya akademik ve ilmi bir şey koymadan doçent olursunuz onu anlatacağım.

Yazarlar