25 Ocak 2022 Salı

Hüseyin ve Yezid’i Farklı Okumak


HÜSEYİN VE YEZİD’İ FARKLI OKUMAK

Mustafa AK

Ülke olarak okumayı sevmesek de “Farklı” görüşler bize hep cazip gelmiştir. Aslında her görüş sahibi kendine muhalif veya yandaş tarih okumaları görmek ister. Ülkede bazı kesimler İnkılap tarihinin farklı okumalarını görmek ister. Bazıları da Osmanlı veya İslam tarihini farklı okumak ister. Mehmet Azimli Hoca ise yazdığı 11 ciltlik seri ile İslam tarihini farklı okumaya çalışmıştır. Bu farklı okuma sürecinde hakaret düzeyinde tepkiler de almış ve en sonunda seriyi bitirme kararı almıştır. Serinin sonu da başı gibi heyecan vericidir.

Hüseyin ve Yezid’i Farklı Okumak” Kitabın çok detayına girmeden şu cümlesi etkileyici bana göre. Sonraki olaylara baktığımızda tarihte keşke yaşamasaydı denilecek iki şahsiyettir onlar. Irak’ta Hz. Hüseyin makamını ziyaret ederken bombalı saldırıda katledilenler ile Suriye’nin köylerinde ‘Ya Hüseyin’ denilerek boynu vurulan Sünnileri tarih yazmıştır.

Azimli Hoca bu kitapta her görüşten fazlası ile eleştiri alacaktır. Hatta bana Emevîci bile diyecekler demektedir. Sünni gelenekten gelmesine rağmen tarihi gerçekliğin kendisini her iki tarafa da eşit mesafede durmaya zorladığını belirtir. Yani ne Yezidçi ne de Hüseyinci özetle tarihçidir. Mesela Hz. Hüseyin’in sahabe tarafından uyarılmasına ve daha önce babasının başından geçenlere rağmen Kûfe’ye gitmesini doğru bulmaz. Her şeyden önemlisi Hz. Hüseyin faziletli bir kişidir. Ama birilerinin yüklediği olağanüstü vasıfları doğru bulmaz. Tarihi bir gerçeklik olarak Hz. Hüseyin’in Kerbelâ’ya gitmesini destekleyen tek bir kişi vardır. Abdullah bin Zübeyir. Hz. Hüseyin şehit olduktan sonra Mekke’de isyan bayrağı açan bu sahabe dokuz yıl boyunca hilafet davası yürütmüştür.

Yezid’e gelince Kerbelâ olayına kadar çok da anormal olmayan bir kişiliktir. Hakkındaki kötü imaların bir bölümü Abbasi tarih yazıcılarının uydurmasıdır. Tarihi hep galipler yazar. Sonraki dönem iktidarı ele alan Abbasiler hem Hz. Peygamber ailesine eziyet etmiş hem de başlangıçta bu aileyi kullanmışlardır. Ortada bir kabahatli varsa oğlunu varisi yapan Muaviye’dir. Ama ne Hz. Hasan ne de Hz. Hüseyin ona isyan etmemişlerdir. Dahası halifeliğin Hz. Ali soyuna ait olduğu meselesi de bir başka yönüyle saltanattır. Saltanat yanlışsa her ikisine de yanlış doğruysa hepsine doğru. Her şeyden önemlisi Hz. Ali, Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin’in destekçilerinin çoğu yanlarında samimi olarak bulunmamışlardır. Tarihte gereğini yapmayanların bugün onların davalarını gütmeleri inandırıcı değildir.

Azimli Hoca bu kitapla beraber kitap yazma işini bırakıp editörlük yapacağım dese de onun kitapları Türk toplumunun ilgisini her daim çekiyor. Sebebi her ne olursa olsun fikirleri ile kendini okutabilen ilim adamlarının kitap üretimine devam etmeleri okurlar için iyi olacaktır.

Selam ve dua ile

Mustafa AK, Tarih Öğretmeni, mstfknyali@gmail.com 




 

0 yorum:

Yorum Gönder

Yazarlar