21 Eylül 2021 Salı

Tarihin Görme Dediği: İlhanlılara Dair

 


 TARİHİN GÖRME DEDİĞİ: İLHANLILARA DAİR

Mustafa AK

Moğollar deyince akla ne gelir? Bağdat’ta kıpkırmızı akan bir nehir.  Yıkılan mabetler. Ağlayan insanlar ve İslam medeniyetini yıkan durmak bilmeyen bir halk. Cengizhan ve Hülagü zapt edilemeyen kaleleri alan komutanlar. Hatta aha kıyamet geldi. Yecüc ve Mecüc ortaya çıktı meselesi. Daha neler neler. Bugünkü yazımız tarihin görme denilen yüzü ile ilgili olacaktır.

20 Eylül 2021 Pazartesi

Rol Model

 


Ebû Ömer b. Dâvud

Tecrübe, insanın yaşam serüveninde önemli bir yere sahip… Hem insanın kendi tecrübesi hem de başkalarının… Düşüp kalkarak yaşıyoruz. Yaşadıkça ve gördükçe öğreniyoruz. Bazen ders alıyoruz, bazen aynı delikten tekrar tekrar ısırılıyoruz. Ama bütün bunları yaşarken örneklere de ihtiyacımız var. Hem iyi örneklere hem de kötülerine… Çünkü rahatlamaya ve deneyimlerden yararlanmaya ihtiyaç duyuyoruz. Hangi birimiz taklit ederek yaşamıyor ki?

16 Eylül 2021 Perşembe

Paris ve Üç “Jean Paul” (1960’lı Yıllar)


PARİS VE ÜÇ “JEAN PAUL

(1960’lı Yıllar)       

İhsan Süreyya SIRMA

İngiltere veya Amerika’ya gitmek için doktora burs sınavını kazanmış, fakat “hikmetinden sual sorulmaz” Devletimiz, benim ne Amerika’ya ne de İngiltere’ye gitmeme müsaade etmişti! Büyük bir ihtimalle, doktora için yurt dışına gitmemi engellemek için, “Fransa’ya gideceksin!” demişlerdi. Oysaki ben, “Merci” dışında Fransızcadan bir tek kelime bile bilmiyordum… Ama Allah basiretimi açtı ve ben, “tamam, istediğiniz gibi Fransa’ya gideceğim!” dedim. Böylece yurt dışına gitmeme mani olunamadı ve bildiğim tek kelime olan “merci” ile Paris’e gittim.

Tecrübenin Hakikati “Soğuğa Yiğitlik Olmaz”


TECRÜBENİN HAKİKATİ

“Soğuğa Yiğitlik Olmaz”

Cağfer KARADAŞ

“Soğuğa yiğitlik olmaz, evladım!” derdi anacığım. Çocuk aklımla bir türlü anlayamazdım bu sözdeki hakikati. Dediğini de yapardım, istemeden de olsa. Ne de olsa anaydı. Karşı gelmek, yapmam demek olmazdı. Sonra hak verdim. Hatta bizzat kendim tecrübe ettim. Kuzuları yaymak için meraya gitmiştim. Köyde kuzuları dışarı çıkarma ve yayılmaya alıştırma işi çocukların vazifesiydi. O güne efelik etmiş, kolsuz bir gömlekle çıkmıştım. Gülmez’in yamacında soğuk mu soğuk bir rüzgâr esmeye başladı. Tir tir titriyordum. Ne sığınacak bir yer ne giyinecek bir yedek elbisem vardı. Ana feraseti anlamış, ana yüreği dayanamamış olacak ki, bir kazak göndermişti anacığım. Giyindim ve “oh be, dünya varmış” dedim. O kazağın bedenimi sarışı ve adeta bana sıcak yuva oluşu hâlâ hatırımdadır. Böyle bir tecrübeden sonra “soğuğa yiğitlik olmaz” sözündeki hakikat zihnime mıhlamıştım.

1 Eylül 2021 Çarşamba

Cahiliye Döneminde Arap Savaşları

CAHİLİYE DÖNEMİNDE ARAP SAVAŞLARI

Yazar: Dr. Fuat DAŞ

Hiperlink yayınevi, İstanbul 2019, s.s. 112

 

Osman ADIGÜZEL[1]

Bartın Üniversitesi, Yabancı Diller Yüksekokulu Doktor Öğretim Görevlisi Fuat Daş tarafından yazılmış olan ‘Cahiliye Döneminde Arap Savaşları’ adlı bu kitap; Giriş ve dört bölümden (Arap Savaşları’nın Önemli Olanları, Arap Savaşları’nda Bazı Toplumsal Temalar, Arap Savaşları’nda Dil Özellikleri ve Arap Savaşları’nda Şiir ve Şairler) oluşmaktadır. Kitapta ele alınan konu ile ilgili bilgi kısa tutulurken ağırlıklı olarak şiire fazla yer verilmiştir.

Hakikat Müsveddeleri - Dünün Fırkaları Bugünün Örgütleri


HAKİKAT MÜSVEDDELERİ

DÜNÜN FIRKALARI BUGÜNÜN ÖRGÜTLERİ

Cağfer KARADAŞ

Yoldan çıkmış fırkaların bu ümmete hiçbir hayrı dokunmamıştır. Zaten Yüce Allah onlara bu güzelliği de nasip etmemiştir. Ne düşmana karşı bir başarıları ne de İslam bayrağının özgürce ve onurluca dalgalanmasına katkıları olmuştur. Varsa yoksa Müslümanların huzurlarını bozmaya yönelmişler, ümmet içindeki birlik ve dirliği parçalamışlar, din kardeşlerine karşı silah çekmişler, yeryüzünde bozgunculuk çıkartma peşinde olmuşlardır. (İbn Hazm, el-Fasl, IV, 227.)

28 Ağustos 2021 Cumartesi

Evrime Uğrayan İlahiyatçılar

 


EVRİME UĞRAYAN İLAHİYATÇILAR

Şaban ÖZ

Malumunuz olduğu üzere biyolojik evrime şiddetle karşı çıkan biriyim. Bilim sosuna bulandırılmış safsata olduğuna inanırım. Cansızdan canlı mı çıkarmış deyip bir de efelenirim!

Yalnız bir evrim türü var ki…. Allah’ım Allah’ım…

Görmemek kabul etmemek mümkün değil… Tekâmül deyin, esfel-i safilîn deyin, temeddün deyin, tefessüh deyin… Ne derseniz deyin işte bunun adı “sosyal evrim”!

Farklı gerekçelerden dolayı insan fıtratının değişimi… Karakterinin yıpranması, bozulması… Veya yücelmesi…

16 Ağustos 2021 Pazartesi

Hakikatin Keşfi -IV: Hakikatte Haddi Bilmek


HAKİKATİN KEŞFİ -IV

Hakikatte Haddi Bilmek 

Cağfer KARADAŞ

Demek ki, insanoğlunun hakikate ulaşması ancak doğru araç ve doğru yöntem kullanmasıyladır. Doğru araç herkesin bildiği ve kullanabildiğidir. Bu sayede aracın doğruluğunu ölçme ve sınama imkânı olabilmektedir. Bu da ancak herkeste bulunan duyular ve akıl yardımıyladır. Yöntemin doğruluğu ise duyuların algılarıyla aklın hükümleri arasında uyum ve tutarlılık bulunmasıyla tespit edilir. Tersinden söylersek ikisi arasında çatışma ve çelişki olmamasıdır.

13 Ağustos 2021 Cuma

Haricilerin Siyasî Faaliyetleri


HARİCİLERİN SİYASÎ FAALİYETLERİ

Yazar: Adnan Demircan

Beyan Yayınları, İstanbul 1996, 287s.

Mehmet Salih ARI

“Hâricîlerin Siyasî Faaliyetleri” adlı eser Adnan Demircan’ın Prof. Dr. Ahmet ÖNKAL danışmanlığında hazırladığı doktora tezinin yayınlanmış halidir. Birinci baskısı çıktığında eseri okumuş ve aşağıdaki şekilde tanıtmaya çalışmıştım. Eserin bugünlerde 3. baskısının yayınlanması üzerine daha önce hazırladığım ve hiçbir yerde yayınlanmayan bu yazının tanıtım amacıyla yayınlanması uygun olacaktır.

Bitlis Ulu Camii’nin Batı Kapısındaki Kitabe



BİTLİS ULU CAMİİ’NİN BATI KAPISINDAKİ KİTABE

İbrahim BARCA

Bitlis herkesin malumu olduğu üzere çok kadim bir şehir olup birçok farklı kültür ve medeniyete ev sahipliği yapmıştır. Bitlis şehri, Hz. Ömer zamanında el-Cezîre’yi fethetmekle görevlendirilen İyâz b. Ganm tarafından 641 yılı içinde Müslümanların hakimiyeti altına girmiştir. O günden sonra kısa bazı dönemler hariç devamlı Müslümanların hakimiyeti altında bulunmuştur. Emeviler, Abbasiler, Mervaniler, Şerefhanoğulları, Selçuklular, Dilmaçoğulları, Anadolu Selçukları, Ahlatşahlar, Artuklular ve Osmanlılar sırasıyla Bitlis’i yönetmişlerdir.

Yazarlar