15 Eylül 2018 Cumartesi

İlk Ayetleri(n) Oku(nması)

Dr. Öğr. Üyesi Halit ÇİL
Hz. Peygamber’in Cebrail ile ilk karşılaşması iyi okunmalıdır. Okuma bilmeyen birine ilk emir OKU oluyor. Muhatabın okuma bilmediğini söylemesi üzerine Cebrail onu sımsıkı sarıyor ve sıkıyor. Neden? Çünkü kişi basiret gözünü açarak olayları, neden sonuç ilişkilerini, içinde bulunduğu atmosferdeki hareketliliği, doğayı, hayvanları, bitkileri vs. her şeyi okumalıdır. Sıkıntılara katlanmadan, alınteri dökmeden ilim elde edilmez. Bu sıkma olayı ile Peygamber’e bu ders veriliyor. Çünkü o zaten okuma bilmiyor. Nitekim üçüncü sıkma olayından sonra oku emrine “Ne okuyayım?” diye sual etmesi üzerine inen ilk ayetler bunu ifşa ediyor:

14 Eylül 2018 Cuma

Adamlık Derdi Beni de Gerdi

Prof. Dr. Cağfer KARADAŞ
Çok gerginim bugünlerde dostlar! Adamlıkla benim de başım dertte. Derdimi size açayım da, belki bir derman olan çıkar içinizden. Zira tek başıma altından kalkabileceğim bir mesele değil bu. Nasıl kalkabilirim ki, ben her şeye muhtaç insanoğlu denilen cinsten gariban bir varlığım. Dört başı mamur adam olmak iddiası gibi, bir hadsizliğe kalkışacak da değilim. Ama en azından ucundan kıyısından bu meseleye bir yakınlık kurabilir miyim derdindeyim. Çapımın ve çarpanlarımın farkındayım. Bu farkındalığı bile bir kazanım olarak görüyorum. Çünkü bunun farkında olmayıp kendini dev aynasında görenler Allah korusun Rabbini bile tanımayacak noktaya kayabiliyorlar. Bu kaymaları yüzünden insanlık defterinden düşürülüyorlar da, farkına varmıyorlar… 

Felsefi ve Bilimsel Yanılgılar



FELSEFİ VE BİLİMSEL YANILGILAR


Celil Çelik
                                         FELSEFİ YANILGILAR

Doğuştan sonsuzluk duygu ve düşüncesine sahip olan insanoğlu “Ben nereden geldim, görevim nedir, sonum ne olacaktır?” diye sormuştur. Akıl yoluyla gerçeği ve mutluluğu bulmaya çalıştığını iddia eden filozoflar da, tarih boyunca ortaya koydukları sistemleriyle bu sorulara cevap vermeye çalışmışlar, ancak tatminkar, açık, tutarlı ve kalıcı çözüm şekilleri bulamamışlardır. Felsefenin sunduğu açıklamalara rağmen insanoğlu yine aynı soruları sormaya devam etmiştir.

10 Eylül 2018 Pazartesi

Erdemli Yalnızlığa Övgü

Dr. Öğr. Üyesi İbrahim Barca 
“Vücut bulmuş her ruh yalnızlığa mahkûmdur.” )Aldous Huxle)

يک زمان تنها بماني تو ز خلق
در غم و انديشه ماني تا به حلق
اين تو کي باشي که تو آن اوحدي
که خوش و زيبا و سرمست خودي
مرغ خويشي صيد خويشي دام خويش
صدر خويشي فرش خويشي بام خويش
جوهر آن باشد که قايم با خودست
آن عرض باشد که فرع او شدست
گر تو آدم زاده اي چون او نشين
جمله ذريات را در خود ببين

2 Eylül 2018 Pazar

Kitap Tanıtımı: Küreselleşme Çağında İslam

Küreselleşme Çağında İslam,  Mahmud Hamdi ZAKZUK, Mana Yayınları, İstanbul 2013, Çeviri: Sümeyra Özkan, ISBN: 978-605-5793-84-5, 128 sayfa
                                                          HAZIRLAYAN: İsmail TANRIVERDİ
            
Eser, Mısırlı ünlü bir akademisyen ve yazar olan Mahmud Hamdi ZAKZUK’un çoğunluğunu el-Ehram gazetesinde yayınladığı makalelerinden oluşmaktadır. Bununla beraber kitap yazarın çeşitli ülkelerde katıldığı sempozyum ve konferanslarda sunduğu bazı tebliğlerini de içermektedir. Yazar kitabın başında küreselleşme konusuna dikkatleri çekerek Müslümanların bu meseleye bakış açılarını irdeliyor. Küreselleşme konusunda Müslümanların bakış açısı birbirine zıt iki fikirde yoğunlaşmaktadır. Bir kısmı İslam’ın küreselleşmeyi kesinlikle reddettiği fikrini öne süren ve bu konuya tamamen sırt çevirenlerden oluşmakta. Diğer bir kısmıysa İslam’ın küreselleşme karşısında yetersiz kaldığı dolaysıyla İslam esaslarını böyle bir çağda savunmanın gericilik olacağını ileri sürenlerden oluşmaktadır. Müslümanların geri kalmışlığı, dinin kendisinden değil duyarsız anlayışlar katılaşmış donuk fikirler ve bunu İslam’ın kendisi zannedip kendileri gibi düşünmeyenleri kolaylıkla küfürle itham eden sığ anlayışlardan kaynaklanmaktadır. Yazar, İslam’ın küreselleşme karşısındaki durumunu söz konusu bu iki marjinal yaklaşımdan farklı yorumlar. Ona göre, İslam özü itibarıyla iletişime ve diyaloga sürekli açık bir din olarak küreselleşmenin önünde engel değil tam tersine imkân sunar. İslam’ın özünde yeniliğe sürekli açık bir din olduğunu söyleyen yazar, buna: “Allah her yüzyılda bir müceddid gönderir” Hadisini delil gösterir. Ayrıca İkbal’in “İctihad İslam’ın hareket kaynağıdır” ifadesiyle de bu meseleyi destekler.

31 Ağustos 2018 Cuma

İnsanın Anlamı ve Anlamlandırma Serüveni

Dr. Öğr. Üyesi İbrahim Barca 
ز جمادی مُردم و نامی شدم وز نما مُردم به حیوان برزدم
 مُردم از حیوانی و آدم شدم پس چه ترسم کی ز مردن کم شدم؟
 حملهٔ دیگر بمیرم از بشر تا برآرم از ملائک بال و پر
 وز ملک هم بایدم جستن ز جو کل شیء هالک الا وجهه
 بار دیگر از ملک پران شوم آنچ اندر وهم ناید آن شوم
 پس عدم گردم عدم چون ارغنون گویدم که انا الیه راجعون‎ 
Toprak iken öldüm de bitki oldum
Bitki iken öldüm de hayvan oldum
Hayvan iken öldüm de insan oldum
O halde eksileceğim diye ölümden neden korkayım ki? 
Yine insanken ölürsem kolu kanadı olan meleklerden olurum
Melek iken “Allah’ın zatı dışında her şey yok olacak” emrine uyarım
Uçabilen melek olduktan sonra hiç akla gelmeyen bir şey olurum
En sonunda yok olurum yok ve erganun sazı gibi “Biz O’na dönücüleriz” derim
(Mevlana Celaledin er-Rumi)

29 Ağustos 2018 Çarşamba

Müridin Rüyası

Prof. Dr. Cağfer Karadaş
Bir ara uzaktan görmüştü. Bir sohbetine kısa süreliğine şahit olmuştu. Yüzünü hayal meyal hatırlıyordu. Anlat deseler hiçbir şey söyleyemezdi. Bir gün arkadaşının ısrarı üzerine “haydi gidelim” dedi.  
Gitti, edeple oturdu herkes gibi bir köşeye. Dinledi dinledi… Dinledikçe içi ısındı. Sevdi vallahi… Çıkışta arkadaşı “Nasıl buldun?” diye sordu. “Çok iyi, içim ısındı” diyebildi. Daha fazla üstelese söyleyecek bir şeyi yoktu. “Gel katıl bize” dedi arkadaşı. “Katıl, sen de burada yerini al.” Bu sözler de sıcak geldi. “Olur” dedi. Düşünmedi, arkadaşıyla birlikte daldı içeri. Önüne birlikte oturdular. Arkadaşı, “Efendim, bu kardeşimiz sizden ders almak arzusundalar” diye takdim etti. İçinde bir kopma, bir kıpırdama bir dalgalanma oldu ama aldırış etmedi. 

21 Ağustos 2018 Salı

Tebrik

Kurban Bayramınızı tebrik eder bu bayramın tüm İslam alemine hayırlar getirmesini temenni ederiz.
www.islamtarihi.info

14 Ağustos 2018 Salı

Ev Halkına Teyakkuz Çağrısı Bu Son Çağrıdır

Prof. Dr. Cağfer Karadaş
Batı tarafında havalar fena halde bozuldu ev halkım! O bozukluğun bize yansımaları da fena! Üzerimize üzerimize geliyor bütün fenalar ve fenalıklar…  Rabbimize dayanıyoruz, halkımıza güveniyoruz, gönlümüz mutmain ama tedbiri elden de bırakmamak lazım. Azimli olmak, kararlı durmak ve sadece Ulu Allah’a dayanmak lazım… 
Bu hava bozukluğu diğerlerine pek benzemiyor. Düşman gemi azıya almış, bütün araç ve gereçleriyle üstümüze geliyor. Aman pencereye, kapıya, tavandaki açığa dikkat! Bahçeyi de kollamayı unutmayın. Bahçeye bir daldılar mı evin güvenliği kalmaz mazallah. Bugünlerde duvarın her taşı, tahtanın her çivisi, çatının her kiremidi; evin sıvası, duvarın badanası, odanın kapısı hasılı her şey çok önemli… En önemlisi de düşmana alçak tarafımızı göstermemek. Bu yüzden içimizdeki alçaklara dikkat etmek lazım…

İnadına Hz. Musa ve Gözler

Dr. Öğr. Üyesi İbrahim Barca





 Mûsâ, belirlediğimiz yere (Tûr’a) gelip Rabbi de ona konuşunca, “Rabbim! Bana (kendini) göster, sana bakayım” dedi. Allah da, “Beni (dünyada) katiyen göremezsin. Fakat (şu) dağa bak, eğer o yerinde durursa sen de beni görebilirsin.” dedi. Rabbi, dağa tecelli edince onu darmadağın ediverdi. Mûsâ da baygın düştü. Ayılınca, “Seni eksikliklerden uzak tutarım Allah’ım! Sana tövbe ettim. Ben inananların ilkiyim” dedi. (Araf Suresi, 143)

Yazarlar