18 Eylül 2017 Pazartesi

17 Eylül 2017 Pazar

Öfkenin Karşısında İlahî ve Nebevî Sabır

Prof. Dr. Bayram Ali Çetinkaya
Sevgi, imanın kardeşidir. İnanmanın kesinliği, sevgi ve muhabbetin varlığıyla gerçekleşir. Başkalarının önünde gülen yüzler, yalnızlıkta kin ve nefrete dönüşüyorsa, imanın saflığından şüphe etmek gerekir. Zira Basîr (Her Şeyi Gören), kalplerde ve zihinlerde olanları bilir. Her şeyin görüleceği günde, Allah (C.C.), bâtınları zâhir haline dönüştürecektir. Kuldan istenilen, kendisine yapılan kötülükleri ve işlediği günahları tövbe ederek unutmasıdır. Hatta duaları çok çok kabul eden Tevvâb’a da, yaptıklarımızı bize de unutturması için yalvarmak gerekir.

16 Eylül 2017 Cumartesi

Siyerdeki Abbas Portresi-IV


Prof. Dr. Mehmet Azimli
Dört Halife Dönemi
Abbas mal düşkünü yapısını Hz. Ebu Bekir döneminde de gösterdi. Hz. Peygamber’in vefatını müteakip halifeden Hz. Peygamber’in mirasından pay istedi. Ancak halife vermedi.[1] Onun gerek Hz. Ebu Bekir gerekse de Hz. Ömer döneminde bu özellikleri bilinse de Hz. Peygamber’in amcası olduğu için halifeler nezdinde hürmet görüyordu.[2] Hatta zaman zaman bu hürmeti kötüye kullanıp halifeleri sıkıntıya soktuğu da oluyordu.[3]

15 Eylül 2017 Cuma

İslâm Ümmetinde Kaybolan Bir Değer “Kardeşlik”

Dr. Celal Emanet
“Allah'ın ipine hepiniz sımsıkı sarılın. Dağılıp ayrılmayın. Ve Allah'ın sizin üzerinizdeki nimetini hatırlayın. Hani siz düşmanlar idiniz. O, kalplerinizin arasını uzlaştırıp-ısındırdı ve siz O'nun nimetiyle kardeşler olarak sabahladınız. Yine siz, tam ateş çukurunun kıyısındayken, oradan sizi kurtardı. Umulur ki hidayete erersiniz diye, Allah, size ayetlerini böyle açıklar.” (Âl-i İmrân, 3/103.)

14 Eylül 2017 Perşembe

Siyerdeki Abbas Portresi-III

Prof. Dr. Mehmet Azimli
Mekke Fethi
Abbas’ın son hicret eden sahabi olduğu belirtilir.[1] Ancak bunu kabul etmek pek mümkün gözükmemektedir. Doğrusu Abbas son ana kadar Hz. Peygamber’le birlikte olmayı kabullenmemişti ve ona karşı devam eden mücadele içinde yer almıştı.[2] Artık Mekke’nin düşeceğini anlayınca kulvar değiştirip Hz. Peygamber’in yanında saf tutmak amacıyla onu karşılamak üzere yola çıktı. Esasen buna hicret denemez. Çünkü o hicret etmemiştir. Hatta Mekkelilerin göreceği zararı en aza indirmek üzere Mekkeliler tarafından gönderilmiş olması kuvvetli ihtimaldir.

12 Eylül 2017 Salı

Kolomb Öncesi Dönemde Amerika Kıtasındaki Müslümanlar

Dr. Youssef MROUEH
Çev.; Celal Emanet[2]
Giriş
Amerika kıtasına İspanya ve Batı Afrika’dan Müslümanların, Kolomb’dan en az beş asır önce ulaştıklarına dair pek çok delilin olduğu öne sürülmektedir. Mesela kayıtlara göre 10. yüzyılın ortalarında Emevî halifesi III. Abdurrahman (929–961) döneminde Afrika kökenli denizciler İspanya’nın Delba (Palos) limanından batıya doğru “karanlık ve sis Okyanusu’na” yelken açmışlardır. Ayrıca eldeki verilere göre Müslümanların, Kolomb’a ve daha sonra da İspanyol kâşiflerin Yeni Dünya’ya açılmalarında onlara refakat ettikleri de bilinmektedir.

Siyerdeki Abbas Portresi-II


                                Prof. Dr. Mehmet Azimli
Medine Döneminde Abbas
Bedir Savaşı
Abbas’ın Bedir Savaşında müşriklerin safında bulunduğu ve Müslümanlarca esir edildiği, esirlikten kurtulmak için kendisi ve akrabaları adına fidye ödemesi karşılığı serbest bırakıldığı, hadisçiler ve siyercilerce anlatılan bir gerçektir.[1] Ancak esirler listesi veren kimi kaynaklarımızda Abbas’ın ismi yer almamaktadır.[2] Vakıdi ve İbn Hişam, Abbas’ı bu listeye dahil etmezken, İbn Hişam meseleyi şu şekilde izah için “genel toplam içinde ismi anılmayan bir kişi daha mevcuttur” diye not düşmüştür.[3] Bu ismi anılmayan esirin Abbas olduğu ortadadır. Anlaşılan Abbas’ın Bedir’de Müslümanlara karşı müşriklerle beraber olması gerçeği, Abbasiler için herhalde yüz kızartıcı bir durum olarak görüleceğinden dolayı[4] siyerciler[5] bu şekilde davranmış olmalıdır.[6] Ancak müellifler onu esirler listesine koymasa da onun nasıl esir edildiğini biraz sonra aktaracağımız şekilde anlatırlar. Çünkü bu şekilde esir edilmesi, Abbas için kötülenecek bir durum değil, tam tersine onu öven bir durumdur.

11 Eylül 2017 Pazartesi

Özgürlüğün Simgesi Para

 Prof. Dr. Bayram Ali Çetinkaya

Değişim aracı para, özgürlük ve bağımsızlığın, yani “istiklal ve istikbal”in simgesidir. Medeniyetimizde fethedilen yerlerde hükümranlığın ifadesi olarak, ilk yapılan icraat, hükümdarın kendi adına hutbe okutması ve para bastırmasıdır. Günümüzde de, para, ülkelerin, diğer devletler karşısındaki egemenliğinin bir göstergesi ve sembolü olarak varlığını korumaktadır.
Genelde İslâm dünyası, özelde Türkiye, ekonomik ilişkilerinde kendi paralarını kullanabilme imkânından yoksunlar. Bu sadece Müslüman dünya devletleri için geçerli olmayıp, hemen hemen tüm dünya halkları için de geçerli olan bir husustur.

İlahiyat Akademisi

İlahiyat Akademisi (3)
Prof. Dr. Bünyamin Erul'un "Hz. Peygamber'in Risalet Öncesi Hayatına Farklı Bir Yaklaşım" makalesini okumak için tıklayın.

10 Eylül 2017 Pazar

Siyerdeki Abbas Portresi-I


Prof. Dr. Mehmet Azimli
    Siyer kaynaklarında Hz. Peygamber’in amcası Abbas b. Abdulmuttalib’in hayat hikayesinin anlatıldığı bölümlerindeki "mübalağalara değinmek istiyoruz. Bilindiği gibi klasik siyer yazarlarının büyük yoğunluğu Abbasi döneminde yaşamış yazarlardır. Bu durum hadis müellifleri için de geçerlidir. Aynı sebeple Abbasi halifelerinin dedesi olan Hz. Abbas hakkındaki rivayetlere dönemin siyasi gücünün etkisi muhtemeldir.

Yazarlar