17 Haziran 2026 Çarşamba

Oryantaliz ve oryantalistler yararları-zararları

Kitap Tanıtımı 

Kitabın adı: Oryantaliz ve oryantalistler yararları-zararları

Yazar: Prof. Dr. Mustafa Es-Sibâî

Yayın evi: Beyan yayınları 2021

Sayfa sayısı: 100

 

Dr. Osman Adıgüzel

1.             Önsöz

Kitabın ön sözü Prof. Dr. Mücteba Uğur tarafından yazılmıştır. Nitekim Mücteba Hoca bu kitabın tercümesini yapan kişidir. Mücteba Hoca önsözde oryantalizmden yakınmalarını dile getirmiştir. Sözü fazla uzatmamak adına bu yakınmalardan bazılarını aktarmak istiyorum. Mücteba Hoca, kendimize ve insanımıza olan güvenimizi kaybettiğimizi, kendimize ait olan değer yargılarımıza yabancılaştığımızı ifade etmektedir. Bunun yanında, her şeye Batılı gözle veya Batı ölçüleriyle bakmaya heveslendiğimizi belirtmektedir. Batıyı taklit etmekle aslında her şeyin düzeleceğini zannettiğimizi de vurgulamaktadır. Ona göre, oryantalistler ele almış oldukları konuları istedikleri gibi yorumlamış ve büyük bir ustalıkla sokuşturdukları fikirlerle de saptırarak işlemişlerdir. Bunun sonucunda da dini kültür yozlaşması, manevi değerlere sırt çevirme gibi durumlar ortaya çıkmıştır.

2.             Oryantalizmin Tarihi

Burada oryantalizmin tarihine çok kısa bir şekilde değinilmiştir. Yazar, doğu araştırmaları ile ilgilenen ilk Batılı'nın kim olduğunun ve bu işe ne zaman başladığının kesinlikle bilinmediğini ifade etmektedir. Ancak Batı kiliselerinde bazı ruhbanların Endülüs’e gelerek burada bulunan medreselerde eğitim gördüklerini ve daha sonrasında da vatanlarına döndüklerini belirtmektedir. Ayrıca bu kişilerin daha sonrasında da Müslüman alimlere ait olan bazı kitapları neşrettiklerini de söylemektedir. Bütün bu gelişmelerden sonra da Puda Medresesi gibi bazı enstitülerin kurulduğu da söylenmektedir.

İslam alemine ait olan kitapların bir kısmının ucuz bir şekilde satın alındığı, bir kısmının da çalınarak Batı'ya götürüldüğü üzerinde durulduktan sonra da bu tür eserlerin sayı olarak 250.000 rakamına ulaştığı belirtilmiştir. Bu başlık altında dikkat çeken önemli bir husus ise 1873 yılında Paris’te ilk defa bir oryantalistler kongresinin toplandığı ve bundan sonra da buna benzer kongrelerin tertiplendiği söylenmiştir.

3.             Oryantalizmin Sebepleri

Yazar, burada oryantalizmin dini, emperyalist, ticari, siyasi ve ilmi sebeplerinin olabileceğini belirtmiş ve bunların hepsini kısa bir şekilde ele almıştır. Bunlardan en önemli olanı ise dinî sebeplerdir. Kendisi bunu şu şekilde değerlendirmiştir.

3.1.        Dini Sebepler

Yazara göre Batılıları oryantalizm çalışmasına iten asıl sebep dinidir. Kendisine göre Hristiyan ruhbanların önem verdikleri tek konu İslamiyet’i tenkit ederek iyi taraflarını kötülemek, gerçeklerini de tahrif etmektir. Onların bu şekilde davranmalarının en önemli nedeni İslamiyet’in yayılmaya layık bir din olmadığını Hristiyan halka göstermektir. Bu amaçla da Müslümanların kaba, cahil ve kan dökmekten hoşlanan kişiler olduğunu ortaya koymaya çalışmışlardır. Ruhbanların böyle bir strateji izlemelerine sebep ise bu zaman diliminde Hristiyanlığın tek rakibinin İslam dini olmasıdır.

4.             Oryantalistliğin Hedefleri ve Vasıtaları

Yazar, bütün oryantalistlerin yapmış oldukları çalışmalarında gözetmiş oldukları hedeflerin başlıca üç kısma ayrıldığını belirtmiş ve bunları şöyle sıralamıştır: Görünüşe göre ilmi hedefler, dini ve siyasi hedefler ile tetkik gayesi güden ilmi hedefler.

Görünüşe göre ilmi hedeflerin birtakım hususları gerçekleştirmek gibi hedeflerinin olduğunu vurgulayan yazar, bunları da kendi içerisinde belli başlıklara ayırmıştır. Yazının uzun ve sıkıcı olmaması adına bunların hepsini zikretmek yerine “Hz. Peygamber’in peygamberliğinin ve kendisine gelen vahyin sıhhatine şüphe sokmak” başlığını ele almak istiyoruz. Yazar burada bütün oryantalistlerin aslında Hz. Peygamber’e gelen vahyi inkâr ettiklerini, vahiy alırken yaşadığı durumlarının sara nöbetleri olduğunu, kimi vahiylerin onun birer hayal ürünü olduklarını belirtmektedir.

Yazar, oryantalistler içerisinde gerçeği arama peşinde bulunanların bulunduğunu ve bunların da sayı olarak çok az olduğunu belirtmektedir. Fakat bunların Arapçanın inceliklerini bilmediklerini veya araştırma konusu yaptıkları tarihi konulardaki İslami havaya aşina olmadıklarından dolayı hata yapmaktan veya gerçek dışı sonuçlara ulaşmaktan kendilerini kurtaramadıklarını ifade etmektedir. Yazara göre bu kategoride olan oryantalistler en sağlam, en az tehlikeli olanlardır. Hatta bunlar, gerçeğin farkında olmaları durumunda da fikirlerini değiştirmekten çekinmeyenlerdir. Fakat bunlar, diğer oryantalistler tarafından sevilmeyen ve hatta dışlanan kişiler de olurlar. Nitekim Thomas Arnold bu duruma maruz kalanlara örneklik teşkil etmektedir.

5.             Oryantalistlerin Hedeflerini Gerçekleştirme Vasıtaları

Yazar, burada oryantalistlerin belirlemiş oldukları hedeflerini gerçekleştirmek adına ne gibi vasıtalar kullandıklarını maddeler halinde sıralamıştır. Maddelerden çoğunun afaki kalmış olması okuyucu için pek yararlı olmamıştır. Her birisine birer veya ikişer örnek verilebilseydi daha faydalı olurdu. Nitekim sadece İslam Ansiklopedisi'nin örnek olarak verilip biraz buna değinilmesi daha kalıcı olmuştur. Bunun dışındaki maddeler ise şöyledir: kitaplar yazmak, İslam dini ve Müslüman ülkelerle ilgili yapmış oldukları araştırmaları yayınlamak için dergiler çıkarmak, İslam ülkelerinde bulunan hastane, yardım derneği, okul gibi yerlerde misyonerlik propagandası yapmak ile üniversitelerde ve ilmi kuruluşlarda konferanslar vermektir.

6.             Oryantalistlerin Önde Gelen İsimleri ve Önemli Eserleri

Kitabın güzel olan bölümlerinden birisi olduğu söylenebilir. Nitekim burada oryantalistlerin isimleri, doğum tarihleri ve haklarında kısa bir bilgi verildikten sonra eserleriyle de ilgili bilgiler verilmiştir.

7.             Oryantalistlerin Araştırma Ölçüleri

Kitabın bu bölümü diğer bölümlere nazaran daha anlamlıdır denilebilir. Nitekim burada ortaya atılan iddialarla ilgili bazı örnekler ve bunların doğru olmadıklarına dair yazar tarafından açıklamalar yapılmıştır. Yazara göre oryantalistler, araştırmaya başlamadan önce zihinlerinde peşinen bir fikir bulunmakta ve onlar, bu fikirlerini kanıtlamak için araştırma yaparlar. Başka şekilde söylemek gerekirse, onlar kafalarındaki fikirleri kanıtlamak için rivayet bulmaya çalışırlar.

8.             Avrupa’da Oryantalistlerle yaptığım görüşmeler

Yazar, burada oryantalistlerle bizzat yaptığı görüşmelere dair anılarını ve onlarla bazı konularda yapmış olduğu sohbetleri anlatmıştır. Bu bölüm de oldukça çekici olup okuyucuda merak uyandırmaktadır.

 

0 yorum:

Yorum Gönder

Yazarlar