5 Mart 2017 Pazar

Şeytan Üçgeninde Dans -Sünnicilik, Seleficilik, Şiicilik- III

Prof. Dr. Mehmet Azimli
YÖK ve IŞID
YÖK İlahiyatlarda müfredat değişikliği adı altında Kelam, Mezhepler Tarihi, Felsefe, Sanat, Edebiyat… derslerine adeta savaş açtı. Bu derslerin azaltılması için yaptığı müfredat değişikliği son anda Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından engellense de yılmadan alttan alta mücadeleyi sürdürüyor. Bunu da daha iyi bilim adamı yetiştireceğine telmihen yaptığı zikrediliyor.
Yıllarca "İlahiyatlarda Felsefe olmasın Felsefe bölümleri var, Sanat tarihi olmasın Sanat Fakülteleri var, Edebiyat olmasın Edebiyat Fakülteleri var, Musiki olmasın Güzel Sanat fakülteleri var" diyenlere karşı olması gerektiğini açıklar mahiyette bir çok gerekçe sunuyorduk. Şimdi bu dersleri kaldırmak isteyen 28 şubatçı zihniyet(nitekim İlahiyat fakültelerine alternatif olarak getirilen yaklaşık 50 kadar İslami ilimler fakültelerinde uygulamaya koyuldu) zil takıp oynuyordur. "Yıllarca biz kaldıramadık, ohhhhhh kendileri şimdi kaldırdı" diyorlardır.
Yükselen selefi teröre karşı bu gün Rusya bile Türkiye'deki imam-hatip ve ilahiyatların programlarını inceleyip kendi ülkesinde uygulamak isterken, bizim Osmanlıdan süzülüp gelen ve 80 yıllık bir birikim sonucu ulaştığımız yapılanmadan vazgeçmemiz çok acı verici ve tehlikelidir.
Şu bilinmelidir ki; “ne kadar çok tefsir, hadis, fıkıh…. okutursak o kadar iyi Müslüman olunur” tezi doğru değildir. Çünkü  IŞID tam da bunu yapmaktadır ve bu hale herşeyi dışlayıp çok tefsir, hadis okuyarak gelmiştir. Bu yeni proğramlardan fazla değil 10 yıl sonra bol bol IŞID zihniyetli tipler mezun etmeye başlıyacağız. (Adı Ehl-i Sünnet olsa da) katı, selefi, ham-yobaz, kendi bildiğinden başka doğru kabullenmeyen, Suut kafalı nesillerin yetişme ihtimali büyük. Dindar nesil sanatsız, edebiyatsız ve tarihten bi-haber yetiştirilecekse diyeceğimiz yok. hayırlı olsun vatana, millete, ümmete:(((((((
YÖK bu zihniyetini destekleyebilmek için İlahiyat hocalarının profilleriyle de oynamaktan geri durmuyor. Gelecekteki hocaların kahir çoğunluğunu bu tiplerin oluşturması için Arş. Gör. alımlarında bunu habersizce yapmaya çalışıyor. Bunun son iki örneğini 2015’teki ÖYP ve MEB’in aldığı YLSY araştırma görevlisi alımlarında sadece tefsir, hadis, fıkıh, tasavvuf ve kıraat alanlarında kadro açılmış, diğer ilahiyat alanlarına da açılacağı söylense de gerçekleşmemiştir. Yine 2016 yurtdışı Araş. Görv. Alımlarında sadece Hadis alanında alım yapılmıştır.
Yani YÖK bu tavrıyla; “İlahiyatlarda esas olan sadece Temel İslam Bilimleri bölümüdür orada da Kelam ve mezhepler tarihi anabilimdalına geçit yoktur” demek istemiştir. Çünkü bu iki branş öğrencilerin zihnini Sünni taassuptan kurtarmaktadır. Bu sebeple tehlikelidir(!) Bilindiği gibi Suudi Arabistan’da da bu iki branşta ders verilmemektedir.
Felsefe ve İslam Tarihi bölümlerinin ise esamesi okunmamakta, tamamen dışlanmakta, hatta aldığımız duyumlara göre; felsefe bölümünden hocalar da dekanlığa (bir iki göstermelik dışında) atanmayacağı YÖK’teki ilahiyat birimlerinden sorumlu zevat tarafında yüksek sesle rahatlıkla şifai olarak dile getirilmektedir. 
Türkiye’nin önümüzdeki on yılları bu eğitimden geçen kaba softa, ham yobaz, katı neo-selefi, sıkı Sünnici hoca takımıyla mücadele ile geçecektir. İşin acısı bir toplum kendini böyle heba eder. Kazanımlarını böyle yok eder. Gelecekteki din taasubundan dolayı yaşanamaz hale gelecek olan bir toplum böyle oluşturulur.
Yazık bu ülkeye….. çocuklarımız adına endişeliyim….




0 yorum:

Yorum Gönder

Yazarlar